0540 022 64 22 Ücretsiz Teklif

SEO

Dijital Pazarlama Nedir, Esnafa Ne İşe Yarar?

· Aniba Digital · 4 dk okuma

İçindekiler 11 başlık
  1. Hangi parçalardan oluşur?
  2. Neyi çözer?
  3. Neyi çözmez?
  4. Aynı iki kelime, üç farklı iş
  5. Sık duyulan üç yanlış anlama
  6. Ajansın işi, sizin işiniz
  7. İşe nereden başlanır?
  8. Bütçe ve zaman beklentisi
  9. Toplantıda duyacağınız kelimeler
  10. Mesafeli esnafın haklı olduğu yer
  11. Dört soruluk kontrol

Dijital pazarlama, müşterinin internette yaptıklarına göre işinizi görünür kılma çalışmalarının toplamıdır. Arama yapar, haritada yer bakar, Instagram’da gezinir, yorum okur. Siz o anlarda karşısına çıkıyorsanız dijital pazarlama çalışıyor demektir.

Kadıköy’ün arka sokaklarında bir terzi düşünün. İşi çok iyi, müşterisi hep tavsiyeyle gelmiş. Bir gün yeğeni “amca, seni Google’da bulamıyorum” diyor. Terzi önce bunun neden önemli olduğunu anlamıyor. Sonra fark ediyor: yeni taşınanlar, gençler, “pantolon paça daraltma” diye aratanlar onu bulamıyor, bulanlar başka dükkâna gidiyor. Dijital pazarlama bu boşluğun adı.

Hangi parçalardan oluşur?

Web sitesi, Google’da bulunabilirlik yani SEO, reklamlar, sosyal medya hesapları, fotoğraf ile video çalışması, bir de yorum yönetimi. Hepsini aynı anda yapmanız gerekmez. Asıl mesele hangisinin işinize hangi sırayla yarayacağı.

Yerel hizmet veriyorsanız Google İşletme Profili genellikle ilk adımdır. Hizmet ya da B2B işletmelerinde web sitesi güven merkezidir. Acil talep ya da kampanya için reklam, uzun vadeli görünürlük için SEO. Görsel ağırlıklı işlerde sosyal medya öne geçer.

Neyi çözer?

İnsanlar sizi aradığında ya da ihtiyacını yazdığında karşılarına çıkarsınız. Düzgün bir site “bu işletme var ve ciddi” hissi verir. Gerçek fotoğraf ile yorum bu hissi güçlendirir. Hedefleme de var: belirli bir semtteki, belirli bir ilgiye sahip kişilere ulaşabilirsiniz.

Bir de ölçüm. Kaç kişi aradı, kaç kişi yol tarifi istedi, hangi ürün ilgi gördü? Tabelayla bunu bilemezsiniz. Burada bilirsiniz.

Neyi çözmez?

Kötü bir ürünü ya da hizmeti kurtarmaz. Müşteri memnuniyetsizse reklam bunu daha çok kişiye gösterir. Fiyat yanlışsa tıklama gelir, satış gelmez.

Sihirli hız da yok. Reklam birkaç hafta içinde veri verir. SEO ise aylar ister, içerik de öyle. “Üç ayda birinci sıra” diye söz veren varsa şüphelenin, çünkü kimse sıralamayı garanti edemez.

Aynı iki kelime, üç farklı iş

Üsküdar’da çilingirsiniz. Müşteriniz kapıda kalmış biri ve aradığı kelime “çilingir”. Sizin için dijital pazarlama, o aramada haritanın ilk sonuçları arasında görünmek ve telefonu hemen açmak. Uzun makalenin ya da güzel videonun bu işteki payı küçük.

Beşiktaş’ta butik bir pastaneniz var. Müşteri doğum günü pastası arıyor ama tam ne istediğini bilmiyor. Fotoğraf görmek, örnekleri karşılaştırmak, fiyat sormak istiyor. Burada sosyal medya ve düzgün bir portföy sayfası belirleyici.

Gebze’de küçük bir üretim atölyesi için müşteri başka bir firma. Ürün kodu ve teknik özellik arıyor, teklif isteyecek. Bu işte ürün sayfalarının aranabilir olması ve teklif formunun kolay bulunması gerekiyor.

Bu yüzden “dijital pazarlama nedir” sorusunun cevabı, “benim müşterim nasıl karar veriyor” sorusunun cevabından ayrılamaz.

Sık duyulan üç yanlış anlama

Birincisi: “Sosyal medya hesabım var, dijital pazarlama yapıyorum.” Hesap açmak pazarlama sayılmaz. Hedefi ve ölçümü olan, bir içerik planına bağlanan çalışma sayılır.

İkincisi: “Reklam verirsem satış gelir.” Reklam kişiyi sitenize ya da profilinize getirir. Orada ne gördüğü satışı belirler.

Üçüncüsü: “Ajansa verdim, ben karışmam.” Ajans işinizi sizden iyi bilemez. Sizin bilginiz ve geri bildiriminiz olmadan sonuç zayıf kalır.

Ajansın işi, sizin işiniz

Ürün ve hizmet bilgisi sizde. Fiyat ve kampanya kararları sizde. Gelen talebe dönüş hızı da sizde, fotoğraf çekimi için mekânın hazırlanması da. Ajans bunları yapamaz. Onun işi doğru kanalları seçip kurmak, yönetmek, ölçmek, bir de size raporlamak. İş bölümünü baştan konuşmak sonraki hayal kırıklıklarının çoğunu önler.

İşe nereden başlanır?

Bir hafta boyunca gelen her yeni müşteriye “bizi nasıl duydunuz” diye sorun ve bir deftere yazın. Sonra Google’da kendi işinizi arayın. Çıkan sonuçlarda siz mi görünüyorsunuz, rakipleriniz mi? Bu iki alıştırma başlangıç noktanızı çizer.

Sonra üç adım. Google profilini düzeltin. Telefonda düzgün açılan sade bir site kurun. Tek bir kanalda küçük bir reklam ya da içerik denemesi yapın.

Bu hafta size yazan ya da arayan on kişiyi düşünün. Kaçı sizi Google’da buldu, kaçı birinden duydu, kaçı Instagram’dan geldi? Cevap elinizde yoksa ilk iş onu toplamaktır, çünkü tahmin etmek yanıltır. Hangi kanala para ve zaman harcayacağınızı o liste söyler.

Bütçe ve zaman beklentisi

Maliyet işletmeye göre çok değişir, sektör ve hedef de etkiler. Tesisatçının bütçesi ile e-ticaret markasının bütçesi aynı olmaz. Rakamdan önce mantığı kurun: sabit gider (site, profil, içerik) ve esnek gider (reklam). Reklam birkaç haftada veri verir, SEO birkaç ayda etkisini göstermeye başlar. Bunu ilk toplantıda net konuşun.

Hizmetlerin maliyetini görmek isterseniz fiyatlar sayfamız genel çerçeveyi veriyor. SEO, web tasarım ve sosyal medya yönetimi sayfalarımızda her parçanın ne yaptığını anlattık.

Toplantıda duyacağınız kelimeler

SEO, arama sonuçlarında ücretsiz görünme çalışmasıdır. Dönüşüm, ziyaretçinin arama, form doldurma ya da satın alma gibi istediğiniz eylemi yapmasıdır. Erişim bir içeriği kaç kişinin gördüğü, tıklama ise kaç kişinin ilgi gösterdiğidir. Hedefleme reklamın kime gösterileceğini seçmektir.

Ajans bir kelimeyi açıklamıyorsa “bunu işletmem için nasıl ölçeceğiz” diye sorun. Cevap somutsa terim de anlamlıdır.

Mesafeli esnafın haklı olduğu yer

Bu işe mesafeli duran esnafın bir haklılığı var: piyasada boş vaatle para alan çok kişi var. “Beğeni satın alalım”, “takipçi artıralım”, “birinci sıraya çıkaralım” gibi cümleler gerçek iş getirmeyen ölçülere para harcatıyor. Sağlıklı çalışma takipçiyle değil arama, mesaj, rezervasyon ile satışla ölçülür.

Mesafeli olmak sağlıklı. Ama Google’da hiç görünmemeyi savunmak ihtiyat sayılmaz, müşteriyi rakibe bırakmaktır.

Dört soruluk kontrol

  • Google’a işletmemin adını yazınca doğru bilgi çıkıyor mu?
  • Sitem telefonda açılıyor mu, numaram görünüyor mu?
  • Son üç yoruma cevap verdim mi?
  • Müşteri bana en fazla iki dokunuşla ulaşabiliyor mu?

Dördüne “evet” diyemiyorsanız önce oradan başlayın.

Kendi işiniz için hangi adımın önce geleceğine birlikte bakmak isterseniz iletişim sayfamızdan yazın ya da 0540 022 64 22 numarasına WhatsApp’tan ulaşın. İlk konuşmada satış yapmıyoruz, durum tespiti yapıyoruz.

Aklınızdaki fikri hayata geçirelim

Ücretsiz Teklif Al

İşinizi birkaç cümleyle anlatın. Size yol haritasını ve fiyatı yazılı gönderelim; ilk görüşme ücretsiz.

WhatsApp'tan yazın