0540 022 64 22 Ücretsiz Teklif

Logo Tasarım

Logo Tasarımında Sadelik İlkesi: Az, Çok mu Demektir?

· Aniba Digital · 4 dk okuma

İçindekiler 8 başlık
  1. Sade logo neden daha hızlı tanınır
  2. Sade ile boş arasındaki fark
  3. Taslak sadeleştirme nasıl yapılır
  4. Sadeleştirirken en sık yapılan hatalar
  5. Yazı ile simge birlikte nasıl sadeleşir
  6. Aşırı sadeleşmenin bedeli
  7. Sadelik testi: beş yaşındaki çocuk çizebilir mi
  8. Sadelik sınırı sektöre göre kayar

Logo tasarımında sadelik, bir logonun markayı tanıtmaya yetecek kadar öğe taşımasıdır. Her çizginin, rengin ve kıvrımın bir işi olmalı. İşi olmayan öğe çıkar. Ama öğe sayısını düşürmek tek başına iyi logo üretmez; sade görünen birçok logo aslında sadece boştur.

Sade logo neden daha hızlı tanınır

Bir logoya çoğu zaman bir saniyeden az bakılır. Kaydırılan bir Instagram akışında, otobüsten görülen bir tabelada ya da telefondaki uygulama ikonunda tanınma süresi bu kadar kısadır. Gözün işleyeceği şekil sayısı arttıkça tanınma gecikir. Üç öğeli bir logo ilk bakışta okunur, on öğeli logo okunmaz.

Sadeliğin ikinci faydası üretimde ortaya çıkar. Az öğeli bir logo kartvizitte, fatura başlığında, profil fotoğrafında ve tabelada neredeyse aynı şekilde çalışır. Karmaşık logo her yeni kullanım için ayrı bir sadeleştirilmiş sürüm ister. O sürümleri sonradan çizdirmek hem zaman hem para harcatır.

Sade ile boş arasındaki fark

Sadelik bir şeyi eksiltmektir, hiçbir şey koymamak değildir. İçinde isim yazan düz bir daire sade değil, sahipsizdir. Aynı daireyi başka bir markaya koysanız da kimse fark etmez. Sade logonun bir karakteri olur: harflerden birinin alışılmadık kesilmiş ucu, iki şeklin tek bir hamleyle birleşmesi, markaya özgü bir oran.

Bunu test etmenin kolay bir yolu var. Logonun yanına rakiplerinizin üç logosunu koyun ve markanın adını kapatın. Hâlâ hangisinin sizin olduğunu söyleyebiliyorsanız logo sadedir. Söyleyemiyorsanız boştur.

Taslak sadeleştirme nasıl yapılır

Sadeleştirme genelde son aşamada değil, taslak sürecinin tamamında yapılır. İlk taslak bilerek kalabalık çizilir, sonraki her tur bir şey eler. Elemeye karar verirken kullandığımız birkaç kontrol var:

  • Logoyu iki santimetre genişliğe küçültüp çıktı alın. Kaybolan ayrıntı gereksizdir.
  • Tek renge çevirin. Renk olmadan anlamını yitiriyorsa form zayıftır.
  • Gözlerinizi kısıp bakın. Geriye kalan siluet markanın gerçek imzasıdır.
  • Her öğe için “bu çıkarsa ne eksilir?” diye sorun. Cevap “hiçbir şey” ise çıkarın.

Gölge, parlama ve geçiş çoğunlukla ilk gidenlerdir. Baskıda maliyet getirirler, küçük boyutta çamurlaşırlar.

Sadeleştirirken en sık yapılan hatalar

Birincisi oranı bozmaktır. Bir simgeden çizgi çıkarınca kalan parçaların birbirine göre ağırlığı değişir. Sadeleştirmeden sonra boşluklar yeniden hizalanmazsa logo eksik kalmış gibi durur. İkincisi rengi son dakikada kısmaktır. Renk sayısı düşünce kontrast ilişkisi de değişir; iki koyu ton yan yana kaldığında ayrım kaybolur. Üçüncüsü, beğenilen bir büyük markanın logosunu alıp onun “sade” halini çizmektir. Büyük markanın sadeliği yıllardır süren bir tanınırlığa yaslanır, yeni bir marka o birikime sahip değildir.

Yazı ile simge birlikte nasıl sadeleşir

Hem simge hem yazı olan bir logoda ikisinin de ağırlığı aynı anda azaltılmaz. Simge sadeleşiyorsa yazıya bir miktar karakter bırakmak gerekir; yazı düz bir fonta döndüyse simge biraz daha ayırt edici kalmalı. İkisi birden düzleşirse logo anonim olur. Basit bir kural işe yarıyor: logoda markayı başkasından ayıran tek bir öğe seçilir, geri kalan her şey o öğeyi desteklemek için orada durur.

Yatay yerleşim ile dikey yerleşim ayrı ayrı çizilmeli. Dikey sürüm profil fotoğrafında ve ambalajda, yatay sürüm site başlığında ve kaşede kullanılır. İkisini aynı çizimin sıkıştırılmış hali olarak üretmek çoğu zaman bozuk oranlar çıkarır.

Aşırı sadeleşmenin bedeli

Bazı sektörlerde logolar aynı yöne akıyor. Düz, kalın, yuvarlak hatlı bir sans-serif yazı, yanında ya da üstünde küçük bir nokta. Kısa vadede modern görünür. Uzun vadede marka diğerlerinden ayrılamaz ve hatırlanmak yerine görünmez olur. Sadeleştirmenin son noktası, markayı tanıtan son öğeyi de silmeden önce durmaktır.

Zaman zaman karşılaştığımız bir durum şu: müşteri bir büyük markanın son sadeleşmiş logosunu örnek getirir ve “bizimki de böyle olsun” der. O markanın milyonlarca kişinin gözünde yıllardır yer ettiğini, yeni bir markanın ise henüz öyle bir birikimi olmadığını konuşuruz. Tanınmış marka sembolü atabilir, tanınmamış marka atamaz.

Sadelik testi: beş yaşındaki çocuk çizebilir mi

Eski bir tasarım sınavı var: logoyu bir kez gösterin, sonra hafızadan çizdirin. Çizilen şey orijinale yaklaşıyorsa logo akılda kalıyor. Çok katmanlı bir logo bu testte dağılır; insanlar yalnızca genel bir leke hatırlar. Testi küçük bir grupla bir akşam yapabilirsiniz. Kâğıt, kalem ve on saniye yeterli.

Sadelik sınırı sektöre göre kayar

Bir mimarlık ofisi ya da hukuk bürosu için ölçülü, neredeyse yalın bir logo güven verir. Çocuk atölyesi ya da yerel bir pastane için aynı yalınlık soğuk kaçabilir. Orada bir miktar sıcaklık, el çizimi bir detay ya da küçük bir karakter markayı taşır. Sadelik ilkesi iki durumda da geçerlidir ama eşiği farklıdır. Hedef kitlenin logoya bakarken ne hissetmesi gerektiği önce yazıya dökülür, çizim ondan sonra başlar.

Sadeleşmiş logoyu siteye ve diğer mecralara taşırken de tutarlılık gerekir. Logonun ana sürümü, tek renkli sürümü ve küçük ikonu birlikte hazırlanırsa web tasarım aşamasında her şey yerine oturur. Logo ve kurumsal kimlik çalışmamız 10.000 ₺ + KDV’dir; kapsamı fiyatlar sayfasında görebilirsiniz.

Mevcut logonuzun fazla mı yüklü yoksa fazla mı boş olduğunu konuşmak için iletişim sayfasından bize yazın ya da 0540 022 64 22 numarasını arayın. Logonuzu yan yana koyup birlikte bakalım.

Aklınızdaki fikri hayata geçirelim

Ücretsiz Teklif Al

İşinizi birkaç cümleyle anlatın. Size yol haritasını ve fiyatı yazılı gönderelim; ilk görüşme ücretsiz.

WhatsApp'tan yazın