0540 022 64 22 Ücretsiz Teklif

Web Tasarım

Çok Dilli Web Sitesi Kurarken Kaçınılması Gereken Hatalar

· Aniba Digital

Çok dilli bir web sitesi kurmak, mevcut içeriği başka bir dile çevirip yayınlamaktan ibaret değildir. Dil eklemek, SEO yapısından form davranışına, tasarım düzeninden yasal sayfalara kadar sitenin pek çok katmanını etkiler ve bu katmanların her biri ayrı ayrı düşünülmezse, yeni dil eksik veya bozuk bir deneyim olarak kalır. Bu yazıda çok dilli site kurarken en sık yapılan hataları ve bunların nasıl önlenebileceğini anlatıyoruz.

Hata 1: Sadece görünür metni çevirip arkadaki her şeyi unutmak

En sık yapılan hata, sayfadaki başlık ve paragraf metnini çevirip, formun arka planındaki bildirim e-postası, buton üzerindeki alternatif metin, hata mesajları, site haritası ve analytics etiketleri gibi “görünmeyen” katmanları eski dilde bırakmaktır. Yeni bir dil eklerken, çeviri dosyalarının ötesinde form, analytics ve sitemap gibi yol/dil karşılaştırması yapan her bileşenin de gözden geçirilmesi gerekir; aksi halde kullanıcı sayfayı yeni dilde görür ama form gönderdiğinde eski dildeki bir hata mesajıyla karşılaşabilir.

Hata 2: Makine çevirisini son kontrol olmadan yayınlamak

Otomatik çeviri araçları hızlı bir başlangıç noktası sunabilir, ama özellikle sektöre özgü terminoloji, deyimsel ifadeler ve çağrı butonu gibi ikna edici metinlerde ciddi hatalara yol açabilir. Yayına almadan önce, o dili anadili düzeyinde bilen birinin en azından anasayfa, hizmet sayfaları ve form metinlerini gözden geçirmesi, markanın o dildeki ilk izlenimini korur.

Hata 3: URL yapısını dil bazında netleştirmemek

Her dil için ayrı bir URL yapısı (alt dizin, ayrı domain veya alt alan adı) kurulurken, bu yapının tutarlı ve arama motorunun her dili doğru sayfayla eşleştirebileceği netlikte olması gerekir. Karışık bir yapı (bazı sayfalar alt dizinle, bazıları parametre ile ayrılmış) hem kullanıcıyı hem arama motorunu yanıltır.

Hata 4: Hreflang etiketlerini eksik veya hatalı kurmak

Arama motorlarına hangi sayfanın hangi dile/bölgeye hitap ettiğini bildiren teknik bir işaretleme sistemi olmadan, arama motoru yanlış dildeki sayfayı yanlış kullanıcıya gösterebilir; örneğin Türkçe arama yapan bir kullanıcıya İngilizce sayfa sunulabilir. Bu işaretlemenin her dil sayfası için karşılıklı ve tutarlı şekilde kurulması, çok dilli SEO’nun en teknik ama en kritik parçalarından biridir.

Hata 5: Dil değiştiricinin kullanıcıyı anasayfaya atması

Kullanıcı bir hizmet sayfasındayken dil değiştirdiğinde, sistemin onu o hizmetin çevirisine değil, doğrudan yeni dildeki anasayfaya yönlendirmesi yaygın bir hatadır. Bu, kullanıcının kaldığı yerden devam edememesine ve genelde sayfadan ayrılmasına yol açar. Doğru bir çok dilli yapı, dil değiştirildiğinde kullanıcıyı bulunduğu sayfanın diğer dildeki karşılığına götürmelidir.

Hata 6: Tasarım düzeninin metin uzunluğu farkına göre test edilmemesi

Aynı cümle farklı dillerde farklı uzunlukta olabilir; bir dilde kısa bir buton metni, başka bir dilde iki katına çıkabilir. Tasarım sadece kaynak dille test edilirse, çeviri eklendiğinde metin taşması, buton bozulması gibi görsel sorunlar ortaya çıkabilir. Her yeni dil eklendiğinde, en azından kritik sayfaların (anasayfa, form, menü) görsel olarak da kontrol edilmesi gerekir.

Hata 7: Para birimi, tarih ve telefon formatlarını çevirmemek

Metni çevirip para birimi sembolünü, tarih formatını (gün/ay/yıl sırası) veya telefon numarası formatını (ülke kodu) eski haliyle bırakmak, o dildeki kullanıcı için kafa karıştırıcı olabilir. Bu detaylar çoğu zaman “çeviri” kapsamında düşünülmediği için atlanır ama kullanıcı deneyimini doğrudan etkiler.

Hata 8: Yasal ve uyum sayfalarını çevirmemek

Gizlilik politikası, çerez politikası, kullanım şartları gibi sayfaların yalnızca kaynak dilde bırakılması, hem o dildeki kullanıcı için şeffaflık eksikliği yaratır hem de bazı bölgelerde yasal bir gereklilik olabilir. Bu sayfaların içeriği hukuki bir konu olduğundan, çeviri sürecinde anlam kaymasını önlemek için bir uzmana danışılması ve nihai metnin somut yükümlülükler açısından gözden geçirilmesi önerilir.

Hata 9: Yeni dil eklendiğinde eski dildeki SEO çalışmasını göz ardı etmek

Yeni bir dil eklemek, mevcut dildeki sayfaların arama motoru sıralamasını etkilemeyecek şekilde yapılmalıdır. Yanlış yapılandırılmış bir hreflang etiketi veya yanlış yönlendirme, mevcut dildeki sayfaların bile sıralamasını olumsuz etkileyebilir; bu yüzden yeni dil eklerken mevcut dilin performansı da yayın sonrası izlenmelidir.

Hata 10: Her dil için ayrı bir bakım planı düşünmemek

Çok dilli bir site, tek dilli bir siteye göre daha fazla içerik yüzeyine sahiptir; yeni bir hizmet eklendiğinde veya bir fiyat güncellendiğinde, bu değişikliğin tüm dillerdeki karşılığına da yansıtılması gerekir. Bu süreç düşünülmezse, zamanla diller arası tutarsızlık (bir dilde güncel, diğerinde eski bilgi) birikir ve bu tutarsızlık marka güvenilirliğini zedeler.

Hata 11: Kültürel farkları göz ardı etmek

Doğrudan çeviri, bazen bir dilde işe yarayan bir görsel, renk veya örnek referansın diğer dilde/kültürde aynı etkiyi yaratmayabileceği gerçeğini gözden kaçırır. Bir kampanya örneği veya mizahi bir ifade bir kültürde etkili olurken başka bir kültürde anlamsız hatta yanlış anlaşılır hale gelebilir. Çeviri sürecinde sadece kelimelerin değil, örneklerin ve referansların da hedef kitleye uygun olup olmadığının gözden geçirilmesi gerekir.

Hata 12: Dil seçimini kullanıcıya sormadan otomatik yönlendirme yapmak

Bazı siteler, kullanıcının tarayıcı diline veya konumuna bakarak otomatik olarak bir dile yönlendirme yapar; bu bazen yanlış varsayımlara yol açar (örneğin yurt dışında yaşayan ama Türkçe içerik arayan bir kullanıcı otomatik olarak başka bir dile yönlendirilebilir). Kullanıcıya her zaman diğer dillere kolayca geçiş yapabileceği görünür bir seçenek sunmak, otomatik yönlendirmenin yanlış tahmin ettiği durumlarda kullanıcının sıkışıp kalmasını önler.

Çeviri sürecinde tutarlı bir terminoloji sözlüğü kullanmak

Birden fazla çevirmen veya farklı zamanlarda yapılan çeviriler, aynı hizmeti veya kavramı farklı kelimelerle ifade edebilir; bu, kullanıcıda sitenin özenle hazırlanmadığı izlenimi yaratabilir. Sık kullanılan terimlerin (hizmet adları, marka terimleri, teknik kavramlar) her dil için sabit bir karşılığının olduğu bir terminoloji listesi oluşturmak, hem yeni sayfalar eklenirken hem de mevcut içerik güncellenirken tutarlılığı korumanın en pratik yoludur.

Yeni dil eklemeden önce gerçek talebi doğrulamak

Bir dil eklemek zaman ve bütçe gerektiren bir yatırımdır; bu yatırımı yapmadan önce, o dildeki gerçek ziyaretçi talebinin analytics verisiyle (o dile ait bölgeden gelen trafik, tarayıcı dil ayarları) doğrulanması, kaynakların gerçekten talep gören bir dile yönlendirilmesini sağlar.

Bu hataları önlemenin pratik yolu

Yeni bir dil eklerken, sadece “çeviri dosyasını doldur” adımıyla değil, form davranışı, analytics etiketleri, site haritası, hreflang yapılandırması, tasarım kontrolü ve yasal sayfalar dahil olmak üzere bir kontrol listesiyle ilerlemek, bu on hatanın büyük kısmını en baştan önler. Yeni dil yayına alındıktan sonra da bu kontrol listesinin tamamının uygulandığını doğrulayan bir son tarama yapılması, gözden kaçan bir noktanın kullanıcı tarafından fark edilmeden önce yakalanmasını sağlar.

Otomatik çeviri eklentisi kurmak yeterli mi

Tarayıcı tabanlı veya siteye kolayca eklenebilen otomatik çeviri eklentileri, hızlı ve düşük maliyetli bir çözüm gibi görünür ama bu yazıda sıralanan hataların çoğunu çözmez. Bu tür eklentiler genelde görünür metni anlık olarak çevirir, ancak URL yapısını ayrı bir dil sayfası olarak oluşturmaz, hreflang etiketlemesi yapmaz ve form/analytics gibi arka plan bileşenlerine dokunmaz. Bu nedenle arama motoru, bu şekilde “çevrilen” içeriği genelde ayrı bir dil sayfası olarak indekslemez ve o dildeki arama trafiğinden pratikte faydalanılmaz. Otomatik çeviri eklentisi, gerçek bir çok dilli SEO stratejisinin yerine değil, en fazla geçici ve sınırlı bir erişilebilirlik katmanı olarak değerlendirilmelidir.

Sonuç

Çok dilli bir web sitesi kurmak, görünür metni çevirmekten çok daha fazlasını gerektirir; form ve analytics gibi görünmeyen katmanlar, URL yapısı, hreflang etiketleri, dil değiştirici davranışı, tasarım düzeni, format farklılıkları, yasal sayfalar, mevcut SEO performansı ve uzun vadeli bakım planı gibi pek çok boyutu aynı anda kapsamalıdır. Bu boyutlardan herhangi biri atlandığında, yeni dil kullanıcıya eksik veya güvenilmez bir deneyim olarak yansır.

Aklınızdaki fikri hayata geçirelim

Ücretsiz Teklif Al

Projenizi anlatın, size özel bir yol haritası ve net bir fiyat teklifi hazırlayalım. İlk görüşme her zaman ücretsiz.

WhatsApp'tan yazın