Instagram hikâyelerinde çıkış oranı genellikle şu nedenlerle yükselir: ilk kart zayıf kalır, kart sayısı gereğinden fazladır, yazı okunmaz, tempo tekdüzedir ya da konu izleyiciyi ilgilendirmez. Hikâye istatistiklerinize baktığınızda ilk kartın çok izlendiğini, ikinciden sonra sayının düştüğünü, altıncıda neredeyse kimsenin kalmadığını görürseniz, sorunun kaynağı çoğu zaman kartların sırası ve sayısıdır. Aşağıda her nedeni ve nasıl teşhis edeceğinizi sırayla anlatıyoruz.
Çıkış ne anlama geliyor
İzleyici bir hikâyeden üç şekilde ayrılır: sonraki kişinin hikâyesine geçer, hesaptan çıkar ya da hikâyeyi kapatır. İçgörü ekranında bunlar farklı adlarla görünebilir ve görünüm hesap türüne ve uygulama sürümüne göre değişir. Ortak nokta, izleyicinin bir yerde ilgisini kaybetmesidir.
Tek bir sayıya bakmak yerine kartlar arasındaki düşüşün nerede sertleştiğine bakın. Sorun çoğu zaman bir iki kartta toplanır. Hangi kart olduğunu bulmak, çözümün yarısıdır.
İlk kart
İzleyici ilk karta bakıp devamını izleyip izlemeyeceğine karar verir. “Bugün size bir şey göstereceğiz” gibi bir giriş hiçbir şey vaat etmez. Onun yerine doğrudan konuya girin: ürünün kendisi, bir soru, hareketli bir görüntü.
Video içeriğinde ilk saniyelerin önemi hikâyede de geçerli. Reels çekiminde ilk 3 saniye yazısındaki fikirleri hikâyenin ilk kartına da uygulayabilirsiniz.
Çok fazla kart
On beş yirmi kartlık bir dizi, çoğu izleyici için fazla uzun. Sekiz kart bir günün akışına yeter. Anlatacağınız şey uzunsa iki bölüme ayırın: sabah ve akşam. Her kartın bir işi olsun. Hiçbir şey eklemeyen dolgu kart, çıkışı hızlandırır.
Yazı okunmuyor
Küçük, kalabalık ve düşük kontrastlı yazı okunmaz, izleyici geçer. Bir kartta iki üç satır, büyük harf boyutu ve koyu zemin üstüne açık renk ya da tam tersi iyi çalışır. Yazıyı ekranın en üstüne ve en altına yaklaştırmayın; hesap adı ve cevap kutusu bu alanı kaplar. Bu sınırlar için 9:16 videoda güvenli alan yazısına bakın.
Uzun bir bilgi vermek istiyorsanız tek karta sığdırmayın, üçe bölün.
Aynı tür kartlar peş peşe
Beş fotoğraf arka arkaya, hiç hareket yok: göz sıkılır. Fotoğrafı, kısa videoyu, yazı kartını ve etkileşim çıkartmasını dönüşümlü kullanın. Anket ya da soru kutusu izleyiciye bir şey yaptırır ve dikkati toplar. Ama her karta çıkartma koymak kalabalık yaratır; günde bir iki tanesi yeter.
Konu izleyiciyi ilgilendirmiyor
Bazen biçim doğrudur ama konu yanlıştır. Takipçileriniz ne bilmek ister? Fiyat mı, nasıl yapıldığı mı, ekip mi, bir sonraki hafta ne olacağı mı? Yalnızca kendi ilgi alanınızdan paylaşıyorsanız izleyici yoktur. Direkt mesajlara gelen soruları not edin ve hikâyeyi onlardan kurun.
Hangi hikâyenin daha çok izlendiğini haftalık takip edin. En çok izlenen konudan daha fazla üretin.
Bir örnek akış
Küçük bir restoranı düşünün. Sabah ilk kart: günün çorbasının buharı tüten yakın çekimi, üstünde tek satır yazı. İkinci kart: mutfaktan aşçının iki cümlelik sesli anlatımı. Üçüncü kart: “Bugün öğlen hangisini seçersiniz?” diye iki seçenekli anket. Dördüncü kart: menü bağlantısı. Dört kart, dört farklı biçim, tek konu. Aynı gün ikinci bir dizi akşam için yapılır. Bu yapı fotoğrafı fotoğrafın ardına dizen bir akıştan çok daha az çıkış alır, çünkü her kart bir şey yaptırır ya da gösterir.
Sıklık ve saat
Bir günde yirmi hikâye koyarsanız takipçi bıkar. Daha az ama seçici bir akış deneyin. Saat için de kendi verinize bakın; yöntem paylaşım saatini kendi verinizden bulmak yazısında var.
Video kartların süresi ve temposu
Fotoğraf kartı birkaç saniye ekranda kalır, video kartı kendi süresince. Uzun video kartları izleyiciyi yorar; söyleyeceğinizi kısa söyleyin. Kartlar arasında tempo değiştirin: hızlı bir kartın ardından sakin bir kart gelsin.
Yüz ve ses
İnsanlar konuşan birini izlerken daha uzun kalır. Sahibinin ya da çalışanın bir ürünü elinde tutup iki üç cümleyle anlattığı bir kart, ürün fotoğrafından daha çok tutar. Altyazı ekleyin; birçok kişi sessiz izliyor. Kamera karşısında rahat olmayan biri varsa zorlamayın, eli ve ürünü gösteren sakin çekimler de iş görür.
Müzik kullanıyorsanız kısık tutun. Konuşmayı bastıran yüksek müzik izleyiciyi uzaklaştırır. İşletme hesaplarında hangi müzik seçeneklerinin açık olduğunu uygulamadan kontrol edin; telif konusunda emin değilseniz müziksiz paylaşmak daha güvenli.
Çağrı kartı nereye konur
Bağlantı çıkartması kullanıyorsanız yeri önemli. Çok erken koyarsanız izleyici daha ilgilenmemiştir. Çok geç koyarsanız çoğu çıkmıştır. Dizinin ortasında, bir değer verdikten sonra yerleştirmek mantıklı. Çağrı tek ve net olsun: “Menüyü görmek için dokunun”, “Randevu için dokunun”. Bağlantıya UTM eklemek tıklamayı ölçmenizi sağlar; ayrıntısı UTM ile sosyal medya kaynaklı satışı ölçmek yazısında.
Teşhis: hangi kartta kaybettim
Çıkışın yüksek olduğu karta bakın. Çok mu uzun, çok mu sıkıcı, yazısı mı kötü, konu mu alakasız? Bir sonraki paylaşımda o kartı farklı kurup deneyin. Aynı anda tek şeyi değiştirin; yoksa neyin işe yaradığını anlayamazsınız. Sonuçları not alın, iki üç haftalık veriyle bir eğilim görünür.
Küçük bir deney önerimiz var: iki hafta boyunca aynı konuyu iki farklı yapıyla anlatın. Birinci hafta yalnızca fotoğraf kartlarıyla, ikinci hafta bir video ve bir anketle. Konu ve saat aynı kalsın. Hangi yapının daha az çıkış aldığını görürsünüz ve bu sonuç genel tavsiyelerden çok kendi kitlenize ait olur. Hikâyelerin kalıcı hâli için öne çıkan hikâyeler nasıl düzenlenir yazımıza da bakabilirsiniz.
Yüksek çıkış her zaman kötü değil
İzleyici aradığını ilk kartta bulup çıkmış olabilir. Bir kampanya duyurusunda bilgi ilk kartta verildiyse devamına gerek kalmaz. Amacınız satışsa ve ilk karttaki bağlantıya tıklanıyorsa, çıkış oranı yüksek olsa da hikâye işini yapmış demektir. Rakamı hikâyenin amacına göre okuyun.
Hikâye düzeninizi birlikte gözden geçirmek isterseniz sosyal medya yönetimi hizmetimize göz atabilir, iletişim sayfamızdan ya da 0540 022 64 22 numarasından WhatsApp’la yazabilirsiniz.