“Sitemize İngilizce de ekleyelim mi?” sorusu, İstanbul’daki işletmelerle yaptığımız görüşmelerde en sık duyduğumuz sorulardan biri. Çoğu zaman bu soru bir ihtiyaçtan değil, bir hissiyattan gelir: “İstanbul büyük bir şehir, yabancı çok, İngilizce olsa iyi olur.” Bazen bu his doğrudur. Bazen de hiç ziyaret edilmeyen, güncellenmeyen ve zamanla eskiyen bir İngilizce sürüm, siteye değer katmak yerine yük olur.
Bu yazıda İngilizce sürümün ne zaman gerçekten gerekli olduğunu, ne zaman ertelenebileceğini ve gerekiyorsa nasıl doğru kurulacağını anlatıyoruz.
Kime satıyorsunuz: sorunun özü
İngilizce sürüm kararının tek bir belirleyicisi vardır: müşterilerinizin ya da iş ortaklarınızın önemli bir kısmı İngilizce arama yapıyor ve İngilizce bilgi bekliyor mu? Bu soruya “evet” diyebiliyorsanız, İngilizce sürüm bir yatırımdır. “Belki” ya da “ileride” diyorsanız, önce Türkçe sitenizi güçlendirmek genelde daha verimlidir.
İstanbul’da İngilizce sürümün açıkça gerekli olduğu işletme tipleri şunlardır: otel, pansiyon ve tur işletmeleri; yabancı hasta kabul eden klinikler; ihracat yapan üreticiler ve lojistik firmaları; yabancılara gayrimenkul satan firmalar; yabancı müvekkile hizmet veren hukuk ve danışmanlık büroları; uluslararası öğrenciye hizmet veren eğitim kurumları. Bu işletmelerde İngilizce sürüm olmaması, doğrudan müşteri kaybı demektir.
Ne zaman gereksiz olabilir
Mahalle ölçeğinde çalışan bir kuaför, yerel müşteriye hizmet veren bir oto servis ya da yalnız Türk müşterilere satış yapan bir e-ticaret markası için İngilizce sürüm çoğu zaman öncelik değildir. Bu işletmeler, İngilizce sürüme ayıracakları bütçeyi Türkçe içeriği zenginleştirmeye, fotoğraf çekimine ya da reklama harcayarak daha fazla sonuç alabilir.
Arada kalan durumlar da vardır. Kadıköy’de yabancı öğrencilerin ve uzaktan çalışanların uğradığı bir kafe, Beyoğlu’nda turistlerin de alışveriş yaptığı bir butik ya da Beşiktaş’ta yabancı çalışanlara da hizmet veren bir spor salonu. Bu işletmeler için tam bir İngilizce site yerine, temel bilgileri içeren tek bir İngilizce sayfa başlangıç için yeterli olabilir.
Çeviri değil, yeniden yazım
İngilizce sürüm karar verildiyse, en önemli ilke şudur: Türkçe metni kelimesi kelimesine çevirmeyin. Yabancı ziyaretçinin soruları, beklentileri ve bilgi ihtiyacı Türk ziyaretçiden farklıdır.
Örneğin bir diş kliniğinin Türkçe sitesinde tedavi süreçleri ve randevu bilgisi öne çıkar. İngilizce sitede ise yabancı hastanın merak ettiği konular farklıdır: tedavi kaç gün sürer ve kaç kez gelmem gerekir, konaklama ve transfer nasıl organize edilir, hekimle İngilizce iletişim kurabilir miyim, tedavi sonrası kendi ülkemde sorun çıkarsa ne olur? İngilizce sürüm bu sorulara göre yeniden yazılmalıdır.
Otomatik çeviri araçları hızlı bir taslak için kullanılabilir ama son metin mutlaka İngilizceye hâkim biri tarafından elden geçirilmelidir. Bozuk bir İngilizce cümle, yabancı ziyaretçinin gözünde işletmenin profesyonelliğini doğrudan sorgulatır.
Teknik yapı: dil sürümleri nasıl kurulur
İngilizce sürümün teknik kurgusu, arama motorunda görünürlüğü doğrudan etkiler. En yaygın ve pratik yöntem, İngilizce sayfaları aynı alan adı altında ayrı bir dizinde yayınlamaktır, örneğin siteniz.com/en/ gibi. Her Türkçe sayfanın İngilizce karşılığı varsa, arama motoruna bu iki sayfanın birbirinin dil sürümü olduğunu belirten işaretlemeler eklenir.
Bu işaretlemeler doğru yapılmazsa, arama motoru hangi sayfayı hangi kullanıcıya göstereceğini karıştırabilir. İngiltere’deki bir kullanıcıya Türkçe sayfa, Türkiye’deki bir kullanıcıya İngilizce sayfa gösterilebilir. Bu yüzden dil sürümü eklerken teknik kurulumun deneyimli biri tarafından yapılması önemlidir.
Tüm sayfalar mı, seçilmiş sayfalar mı
İngilizce sürümün Türkçe sitenin birebir kopyası olması gerekmez. Yabancı ziyaretçi için önemli olan sayfaları seçip yalnız onları İngilizceye taşımak, hem bütçe hem bakım açısından daha sürdürülebilirdir.
Örneğin bir üretici firma için ürün kategorileri, kalite belgeleri, ihracat süreci ve iletişim sayfaları İngilizce olmalıdır; ama Türkçe blogdaki yerel pazar yazılarının İngilizceye çevrilmesi gerekmeyebilir. Seçilmiş sayfalarla başlayıp, yabancı ziyaretçi trafiği arttıkça İngilizce içeriği genişletmek sağlıklı bir yaklaşımdır.
Güncelleme sorumluluğu
İngilizce sürümün en büyük riski, zamanla güncelliğini yitirmesidir. Türkçe sitede fiyatlar, hizmetler ya da iletişim bilgileri değişir ama İngilizce sürüm unutulur. Yabancı ziyaretçi eski bir telefon numarasını arar, artık verilmeyen bir hizmeti sorar ya da güncel olmayan bir fiyatla gelir.
Bu yüzden İngilizce sürüm kurulurken güncelleme sorumluluğunu da belirleyin. Türkçe sitede yapılan her önemli değişiklik İngilizce sürüme de yansıtılmalıdır. Bunu bir iş akışı hâline getirmek, iki sürümün birbirinden kopmasını önler.
İngilizce aramalarda görünürlük
İngilizce sürümü yayına almak, yabancı ziyaretçilerin sizi bulacağı anlamına gelmez. İngilizce aramalarda görünür olmak için İngilizce anahtar kelimelerin araştırılması, sayfa başlıklarının ve açıklamalarının İngilizce aramalara göre yazılması gerekir. Yabancı biri “dental clinic Istanbul” ya da “freight forwarder Istanbul” gibi aramalar yapar; İngilizce sayfalarınız bu aramalara karşılık gelmelidir. Arama tarafındaki çalışmalarımız için İstanbul SEO sayfamıza göz atabilirsiniz.
Dil seçici ve kullanıcı deneyimi
Dil sürümü eklendiğinde, kullanıcının dili nasıl değiştireceği de bir tasarım kararıdır. Dil seçici görünür bir yerde, genelde sayfanın üst köşesinde olmalı ve dil adlarını kendi dilleriyle göstermelidir: “English”, “Türkçe”. Bayrak simgeleri tek başına yanıltıcı olabilir; İngilizce yalnız bir ülkenin dili değildir.
Kullanıcıyı tarayıcı diline göre otomatik olarak başka bir dile yönlendirmek de dikkat ister. Türkiye’de yaşayan ama tarayıcısı İngilizce olan biri, Türkçe sayfayı görmek isteyebilir. Otomatik yönlendirme yerine küçük bir öneri kutusu göstermek ya da kullanıcının seçimini hatırlamak daha kullanıcı dostu bir yaklaşımdır. Dil değiştirildiğinde kullanıcının aynı sayfanın diğer dildeki karşılığına gitmesi, ana sayfaya atılmaması da önemli bir ayrıntıdır.
İletişim kanalları da iki dilli olmalı
İngilizce sürümde telefon ve WhatsApp numaranızı yazmak yetmez; o hattı yanıtlayan kişinin İngilizce iletişim kurabilmesi gerekir. Yabancı müşteri İngilizce bir site görüp aradığında yalnız Türkçe yanıt alırsa, sitenin yarattığı güven anında kaybolur. İngilizce iletişimi hangi saatlerde, kimin sağlayacağını baştan planlayın.
Maliyet ve kapsam
İngilizce sürümün maliyeti, çevrilecek ya da yeniden yazılacak sayfa sayısına, içeriğin teknik yoğunluğuna ve metin yazımının kim tarafından yapılacağına göre değişir. Bu yüzden dil sürümlerini standart paketlerin üzerine eklenen ayrı bir kalem olarak planlıyoruz. Temel paket içeriklerini fiyatlar sayfamızda görebilirsiniz. İstanbul genelindeki web tasarım hizmetimizin kapsamı ise İstanbul web tasarım sayfasında yer alıyor.
Karar vermeden önce veriye bakın
Mevcut bir siteniz varsa, İngilizce sürüm kararını vermeden önce ziyaretçi verisine bakın. Analytics’te ziyaretçilerin hangi ülkelerden ve hangi tarayıcı diliyle geldiğini görebilirsiniz. Türkçe sitenize yurt dışından ya da İngilizce tarayıcı diliyle gelen ziyaretçi sayısı dikkat çekiciyse, bu güçlü bir işarettir. Telefonla ya da WhatsApp üzerinden size İngilizce yazan müşteri sayısı da benzer bir göstergedir. Bu veriler, kararı hissiyattan çıkarıp somut bir temele oturtur.
İngilizce sürüm kararını birlikte verelim
İşletmenizin müşteri kitlesini, yabancı ziyaretçi potansiyelini ve mevcut sitenizin verilerini birlikte inceleyerek, İngilizce sürümün sizin için gerçekten gerekli olup olmadığını konuşabiliriz. Gerekliyse hangi sayfalarla başlanacağını, değilse bütçenin nereye yönlendirileceğini açıkça söyleriz.
Bize 0540 022 64 22 numarasından ulaşabilir, WhatsApp’tan yazabilir ya da iletişim sayfası üzerinden sorunuzu iletebilirsiniz.