Logo trendini olduğu gibi kopyalamak iki sorun yaratır: marka rakiplerinden ayırt edilemez hale gelir ve logo birkaç yıl içinde eskimiş görünür. Logonun görevi markayı başkalarından ayırmaktır. Herkesin aynı anda aynı formu kullandığı bir dönemde bu görev yerine getirilemez.
Trend neden cazip görünür
Karar vermek zordur, özellikle yeni kurulan bir markada. Logo için yüzlerce seçenek varken kanıtlanmış gibi duran bir yönü seçmek rahatlatır. Dribbble ve Pinterest gibi galerilerde aynı stilin onlarca örneği yan yana durunca bu stilin doğru olduğu izlenimi doğar. Oysa bir stilin çok görünmesi, o stilin senin marka için doğru olduğunu göstermez.
Bir diğer sebep müşterinin “modern olsun” isteğidir. Modern kelimesi çoğunlukla “güncel trende uygun” diye anlaşılır. Bunu “bu marka bugün gerçekten ne anlatıyor?” sorusuna çevirmek gerekiyor.
Ayırt edicilik kaybı
Sektörde herkes aynı yuvarlak, düz, tek renkli ikonu kullanıyorsa müşteri hangi logonun hangi markaya ait olduğunu karıştırır. Reklam verdiğinizde logonuz başka bir markanın reklamıyla yan yana görünebilir. Sosyal medyada profil fotoğrafı şeritlerinde onlarca benzer yuvarlak logo birbirine karışır.
Bunu somut görmek için basit bir deney yapabilirsiniz. Sektörünüzdeki on markanın logosunu bir sayfaya dizin, isimleri kapatın. Yarısını ayırt edemiyorsanız sektör trende teslim olmuştur ve ayrışma fırsatı vardır.
Trendler geçer, marka kalır
Logo yıllar boyunca kullanılacak bir varlıktır. Tabela, ambalaj, araç giydirmesi, kartvizit, web sitesi hepsi o logoya göre yapılır. Trend olan bir stil üç beş yıl sonra eski görünürse yenileme maliyeti yalnızca tasarım ücreti olmaz. Matbaa işleri ve tabela baştan yapılır. Dijital varlıkların hepsi tekrar hazırlanır. Logo yenileme sürecindeki riskleri ayrı bir yazıda anlattık.
Geçmişten bir örnek vermek mümkün: gölgeli, parlak, üç boyutlu butonlu logolar bir dönem her yerdeydi, sonra yerini düz ikonlara bıraktı. O dönemin logolarının çoğu bugün dönemini hemen belli ediyor.
Trendden tamamen kaçınmak da çözüm değil
Trendi görmezden gelmek markayı eskimiş gösterebilir. Önemli olan trendin neden ortaya çıktığını anlamaktır. Sadeleşme akımı küçük ekranlarda karmaşık logoların okunmamasından doğdu; bu gerçek bir ihtiyaçtı. O ihtiyacı anlayan bir tasarımcı sadeleşmeyi markasının diline göre uygular. Yüzeysel stili kopyalayan ise sadece görüntüyü alır.
Trendin arkasındaki sebebi bulmak için şunu sorun: Bu stil hangi sorunu çözüyor? Bu sorun bizim markamızda var mı? Cevap hayırsa trende uymanın bir nedeni yoktur.
Referans toplamanın doğru yolu
Referans panosu yapmak yanlış değildir. Fark, panoya nasıl bakıldığında ortaya çıkar. Güzel bulduğunuz her logonun yanına tek bir cümle yazın: neden çalışıyor? Cevap “çünkü yuvarlak” ise yüzeydesiniz. Cevap “çünkü harfler birbirine geçerek markanın adını sembole dönüştürüyor” ise mantığı çıkardınız demektir. O mantığı kendi markanıza uyarlarsınız, görüntüyü değil.
Kendi mantığınızı nasıl kurarsınız
Logo markanın kendi hikâyesinden çıkmalı. Kuruluş sebebi yazılır. Hizmet verilen kişiler yazılır. Değerler ve rakiplerle fark da aynı kâğıda girer. Bu notlardan üç dört anahtar kelime seçilir; örneğin “sıcak”, “güvenilir”, “yerel”. Taslaklar bu kelimelere göre çizilir. Sonunda ortaya çıkan logo trendle tesadüfen benzeşebilir. Sorun değil; önemli olan o yola trendi kopyalayarak değil, markayı düşünerek gelinmiş olması.
Sektör sektör trend baskısı
Kafe ve restoran logolarında bir süredir el çizimi yazılar ve sıcak toprak tonları yaygın. Sağlık sektöründe düz, beyaz zeminli, mavi yeşil simgeler tekrar eder. Yazılım ve e-ticaret tarafında yuvarlak hatlı sans-serif yazılar baskın. Hukuk büroları ise terazi ve sütun gibi klişe simgelerden yeni yeni uzaklaşıyor. Bu örüntüleri kopyalamak, aynı sektörde yer alan yüzlerce işletmeyle aynı görsel dili paylaşmak demek. İyi tasarımcı önce sektörde ne tekrar ettiğini çıkarır, sonra tekrarın dışında kalan bir boşluk arar. Boşluk bulunca markanın kişiliği o boşluğu doldurur.
Taslak aşamasında kontrol soruları
Elinizde bir taslak olduğunda şunları deneyin. Logonun adını kapatın; sektörünüzden başka bir marka olabilir mi? Taslağı tek renge çevirin; hâlâ bir kimliği var mı? Beş yıl sonra aynı logoyu kullanırken utanır mıydınız? Arkadaşınıza gösterin ve ilk cümlesini not edin. “Güzel” yerine “ne iş yaptığınızı anlatıyor” diyorsa doğru yöndesiniz.
Referans toplamak da yanlış değil. Tek fark, referansı kopyalamak değil çözümlemektir: neden çalışıyor, hangi öğe işi yapıyor, bizim markada karşılığı ne?
Trendi doğru kullanmak: üç somut örnek
Birincisi renk. Trend olan bir renk paletini logonun tamamında kullanmak yerine yalnızca bir vurgu öğesinde kullanmak riski azaltır. Renk değiştiğinde yalnızca o öğe güncellenir. İkincisi yazı tipi. Moda olan bir fontu logoya kazımak yerine, kimlik sisteminde başlık fontu olarak kullanın; logoyu daha sakin tutun. Üçüncüsü form. Yuvarlak, köşesiz ikonlar yaygınsa, sizin ikonunuzda bir köşe ya da kesik tutarak ayrışabilirsiniz. Her üç durumda da trend bir araç olarak kullanılır, kimliğin kendisi haline gelmez.
Aniba Digital’de yaklaşım
Logo çalışmalarına örnek galerisiyle değil, markanın kısa bir tanımıyla başlıyoruz. Hangi trendlerin hangi sektörde yoğunlaştığını gösterir, sonra bilerek farklı bir yöne gideriz. Logo ve kurumsal kimlik paketi 10.000 ₺ + KDV; içeriğini fiyatlar sayfasında bulabilirsiniz. Logonun web sitesinde nasıl durması gerektiğini de web tasarım çalışmasında birlikte kurguluyoruz.
Elinizdeki logonun fazla trend mi yoksa fazla eski mi durduğunu merak ediyorsanız iletişim sayfasından bize yazın ya da 0540 022 64 22 numarasını arayın.