“Bir arkadaşımın tanıdığı var, ayda çok daha uygun yapıyormuş.” Bu cümleyi SEO konuşulan neredeyse her toplantıda duyarız. Ve dürüst olmak gerekirse, doğru kişiyle çalışıldığında bu çoğu zaman gerçekten iyi bir çözüm olabilir. Sorun, karşılaştırmanın çoğunlukla aylık ücret üzerinden yapılması. Oysa asıl fark ücrette değil, işin kaç kişiye yayıldığında, ne kadar sürdürülebilir olduğunda ve bir şey ters gittiğinde kimin sorumluluk aldığında ortaya çıkıyor.
İki modelin gerçekte neyi sattığı
Freelancer, çoğunlukla tek bir kişinin zamanını ve dikkatini satar. Bu iyi yanıyla bir avantajdır: yazıyı da, teknik düzeltmeyi de, raporu da aynı kişi yapar, iletişim kısadır, araya katman girmez. Ajans ise bir sistem satar: teknik uzman, içerik editörü, bağlantı ve analiz işini yapan kişiler ve bunları koordine eden bir hesap sorumlusu. Bu sistemin bir maliyeti var, ama tatil, hastalık ya da iş yoğunluğu yüzünden projenin durma riski daha düşük.
Kısacası iki taraf da “SEO” satıyor gibi görünse de biri kişiye, diğeri sürece bağlı çalışıyor.
Freelancer ne zaman daha mantıklı
Sitenizin sayfa sayısı azsa, sektör rekabeti ölçülüyse ve ihtiyaç net bir işse (örneğin teknik denetim yaptırıp maddeleri kendi ekibinize teslim etmek), tek kişilik model verimli olur. Ayrıca sizde site içi düzenlemeleri yapabilecek biri varsa freelancer’ın “danışman” rolü çoğu zaman yeterlidir. İşin sınırı belliyse ve sizde takip edecek biri varsa, ajans katmanlarına ödeme yapmak gereksiz olabilir.
Bir de şu var: bazı freelancer’lar tek bir alanda gerçekten çok derindir. Yalnızca teknik SEO ya da yalnızca içerik planlaması konusunda çok güçlü birini, belirli bir sorun için kısa süreli tutmak akıllıca bir hamle.
Ajans ne zaman daha mantıklı
Birden fazla ihtiyacın aynı anda yürümesi gerekiyorsa ajans devreye girer. Site tasarımı, içerik üretimi, teknik düzeltme ve raporlama tek bir kişinin masasına sığmaz. Kategori sayısı çok olan bir e-ticaret sitesi, birkaç şubesi olan bir işletme ya da sürekli içerik üretmesi gereken bir marka bu gruba girer.
Süreklilik de önemli. SEO’da kazanç birkaç ay sonra görünür; tam bu sırada çalıştığınız kişinin işi bırakması, başka şehre taşınması ya da kapasitesinin dolması projeyi başa sarar. Ajansta bu risk dağılır. Yine de ajansın büyüklüğü tek başına kaliteyi garanti etmez; işi yapan kişiyle toplantıdaki kişi farklı olabilir. Bunu ilk görüşmede sorun.
Karar verirken sorulacak beş soru
- İş tek seferlik bir düzeltme mi, aylarca sürecek bir program mı?
- Sitede kaç sayfa, kaç dil ya da kaç şube var?
- İçerik üretimi kimde olacak; yazıyı kim yazacak, kim onaylayacak?
- Raporu kim okuyacak, okuyan kişi SEO diline yabancı mı?
- Çalıştığımız kişi bir ay ortadan kaybolursa ne olur?
Bu soruların cevabı çoğu zaman kararı kendiliğinden verir. Tek kişiye güvenip risk almak bilinçli bir seçimse sorun yok; sorun bunun farkında olmadan yapılması.
Her iki modelde de aynı kalan riskler
Freelancer de ajans da “ilk sayfaya çıkarırız” diyorsa ikisinden de uzak durun. Kimse sıralama garantisi veremez, çünkü sonucu belirleyen taraflardan biri Google ve kontrol sizin ya da bizim elimizde değil. Bunun yerine sürecin ölçülebilir çıktılarını isteyin: hangi sayfalar düzeltildi, hangi sorgular takip ediliyor, hangi içerikler yayımlandı.
Bir diğer ortak risk erişim ve sahiplik. Search Console, analitik ve site yönetim hesapları sizin adınıza açılmalı; SEO’yu yapan taraf yetkili kullanıcı olarak eklenmeli. Böylece ilişki bitse bile veri sizde kalır. Bu detay, iki model arasındaki farktan daha önemli olabilir.
Referans istemek de her ikisinde geçerli. Portföyde gördüğünüz projeyi kimin yaptığını sorun; sitenin sahibiyle konuşmak mümkünse görüşün. Seçim öncesi sorulacak soruları daha ayrıntılı görmek isterseniz SEO ajansı seçerken sorulması gereken 10 soru yazısına göz atabilirsiniz.
Bütçeyi doğru kıyaslamak
İki teklifi yan yana koyarken yalnızca aylık tutara bakmayın; o tutarın kaç saatlik işe, hangi çıktılara ve kaç kişiye karşılık geldiğini sorun. Bir teklifte içerik yazımı dahilken diğerinde ayrı faturalanıyor olabilir. SEO hizmetlerimizin kapsamında da bu ayrımı açıkça yazıyoruz, çünkü belirsizlik en çok sonradan güveni zedeleyen şey.
Tek bir senaryo üzerinden düşünelim
Diyelim ki üç doktorun çalıştığı bir poliklinik sahibisiniz. Web siteniz var ama hizmet sayfalarının yarısı boş, Google işletme profiliniz yıllardır güncellenmemiş ve yeni hasta aramaları başka kliniklere gidiyor. Bu tabloda iş üç parçadan oluşur: önce teknik ve yapısal bir temizlik, ardından hizmet sayfalarının yazılması, sonra düzenli bir bakım. İlk parça bir uzmanın birkaç haftasına sığabilir. İkinci parça, yazı hacmi nedeniyle tek kişiyi yorar. Üçüncü parça ise aylarca sürecek bir ritim ister.
Bu üç parçayı aynı kişiye vermek mümkün ama kapasite konusunda dürüst olmak gerekir. Bazı ekipler işi parçalayıp ilk aşamada bir uzmanla, sonraki aşamada bir ajansla ilerliyor. Bu da meşru bir yol; yeter ki geçişte bilgi kaybolmasın, yani ilk uzman yaptığı işi belgelesin.
İletişim biçimi de bir karar kriteri
Freelancer ile çalışırken çoğu zaman doğrudan mesajlaşırsınız; bu hızlıdır ama kayıt dağılır. Ajansta genelde bir hesap sorumlusu vardır; bu bir katman ekler ama süreç izlenebilir olur. Sizin için hangisi rahat? Sık ve kısa konuşmayı seven biriyseniz tek kişilik model daha keyifli gelir. Düzenli toplantı, yazılı rapor ve net sorumluluk istiyorsanız ajans yapısı daha uygun olur.
Bir de ortak bir kayıt sistemi düşünün. Hangi işin ne zaman istendiği, kimin onayladığı, hangi sayfanın ne zaman değiştiği bir tabloda ya da görev aracında duruyorsa, model ne olursa olsun sürtüşme azalır.
Karar sonrası ilk iki hafta
Hangi modeli seçerseniz seçin, ilk iki haftada şunları isteyin: erişimlerin sizin adınıza kurulması, mevcut durumun yazılı özeti, ilk üç ayın iş planı ve ölçüm göstergelerinin tanımı. Bu dört madde netse ilişki sağlam başlar. Hiçbiri yoksa modelden bağımsız olarak bir sorun var demektir.
Sonraki adım için SEO ajansı seçerken sorulması gereken 10 soru listesini ilk görüşmeye yanınızda götürebilirsiniz.
Kararınızı netleştirmek için
Elinizde iki teklif varsa ve hangisinin sizin işinize uyduğundan emin değilseniz, teklifleri birlikte okuyabiliriz; bizden almanız da gerekmez. İletişim sayfasından yazabilir ya da 0540 022 64 22 numarasına WhatsApp’tan ulaşabilirsiniz. Karar sizin, biz sadece kıyaslamanın mantığını netleştiririz.