Web sitesi dönüşüm oranı için herkese uyan bir ortalama yoktur. Aynı sektörde bile bir sitenin iyi sayılan oranı, ötekinin zayıf oranı olabilir. Çünkü oran, ziyaretçinin kimden ve nereden geldiğine, sizden ne istendiğine ve “dönüşüm” diye neyi saydığınıza bağlı. Dışarıdan alınmış bir ortalama rakam çoğu zaman yanlış yere götürür; kendi sitenizi kendi geçmişinizle kıyaslamak daha doğru bir yoldur.
İnternette dolaşan tablolara bakıp “bizimki düşük” diye üzülmeden önce neyi ölçtüğünüzü netleştirmek gerekiyor. Aşağıda hesabı, oranı etkileyen şeyleri ve sağlıklı bir değerlendirme yolunu sırayla anlatıyoruz.
Dönüşüm oranı nasıl hesaplanır?
Formül basit: dönüşüm sayısını toplam ziyaretçi sayısına bölüp yüzle çarpıyorsunuz. Asıl iş bu formülün içindeki “dönüşüm” kelimesinde. Neyi sayıyorsunuz?
Bir hukuk bürosu için dönüşüm, iletişim formunun gönderilmesi ya da telefona tıklanması olabilir. Bir restoran için rezervasyon butonu ya da harita yönlendirmesi. Bir e-ticaret sitesi için sepete ekleme değil, tamamlanmış satın alma. Bunları ayrı ayrı tanımlamadan “dönüşüm oranımız” demek, farklı şeyleri aynı torbaya koymak olur.
Mikro dönüşüm denen küçük adımlar da işe yarar: bülten kaydı, katalog indirme, fiyat sayfasını açma. Ana dönüşüm seyrek olduğunda bu küçük adımlar siteye ilginin yönünü gösterir.
Neden tek bir ortalama yanıltır?
İnternette dolaşan sektör ortalamaları farklı kaynaklardan, farklı yöntemlerle, farklı ülkelerden toplanmıştır. Bir tablodaki rakamın hangi yılın, hangi ülkenin, hangi cihaz ve trafik karışımının ortalaması olduğunu çoğu zaman bilmeyiz. Bu yüzden burada bilerek sayı vermiyoruz. Birinin size söylediği rakam, sitenizin gerçeğini yansıtmaz.
Sektör ortalaması yine de bir ipucu verebilir. Ama kararı ona dayandırmayın. Daha değerli veri, sizin sitenizin üç ay önceki ve altı ay önceki halidir.
En büyük değişken: trafik kaynağı
Aynı sitenin farklı kaynaklardan gelen ziyaretçileri çok farklı davranır. Google’da “Kadıköy diş implant fiyatları” yazıp gelen kişinin niyeti nettir; neredeyse karar aşamasındadır. Sosyal medyada rastgele gezinirken reklama dokunan biri ise daha yeni tanışıyordur. İlkinin dönüşme ihtimali çoğunlukla yüksektir.
Bu yüzden “genel dönüşüm oranımız düşük” demeden önce trafiği kaynağa göre ayırın: arama motoru, reklam, sosyal medya, doğrudan giriş, başka sitelerden gelen bağlantı. Google Analytics’te bu kırılım hazır duruyor. Çoğu zaman sorun siteye değil, tek bir kaynağın kalitesine ait çıkar.
Geniş hedefli ya da alakasız anahtar kelimelerle gelen yüksek hacimli trafik oranı aşağı çeker. Siteniz iyi olabilir ama yanlış kişiler geliyordur. Tersi de olur: çok dar ve niyeti net bir trafikle çalışan site yüksek oran gösterir ama toplam iş hacmi küçük kalır. Oran tek başına bir hedef olmamalı; sayı ve oran birlikte okunmalı.
Cihaza ve sayfaya göre kırılım
Masaüstü ve mobil ziyaretçiler genellikle farklı davranır. Karmaşık form ya da çok adımlı satın alma süreci olan sitelerde masaüstü dönüşümü çoğunlukla mobilin önündedir, çünkü büyük ekranda form doldurmak kolaydır. Yerel hizmet işletmelerinde ise tıkla-ara butonu sayesinde mobil, masaüstünü geçebilir. İkisini tek rakamda toplarsanız hangi cihazda ne sorun olduğunu göremezsiniz.
Sayfa bazında da bakın. Hangi sayfaya giren ziyaretçi dönüşüyor, hangisi dönüşmeden çıkıyor? Ana sayfaya girenler ile hizmet sayfasına doğrudan arama sonucundan inenler farklı sonuç verir. Doğrudan hizmet sayfasından girenlerin dönüşmesi beklenir; dönüşmüyorsa o sayfada çağrı ya da bilgi eksik.
Önce ölçümün doğru kurulduğundan emin olun
Dönüşüm oranını konuşmak için sitenizde çalışan bir ölçüm gerekir. Form gönderimi, telefon tıklaması, WhatsApp butonu ve harita yönlendirmesi Analytics’te ayrı olaylar olarak tanımlı olmalı. Tanımlı değilse “oran” diye baktığınız sayı sıfır ya da yanlıştır.
Basit bir test yapın: siteyi kendiniz bir kez baştan sona kullanın, formu gönderin, numaraya tıklayın; sonra Analytics’te bu olayların göründüğünü doğrulayın. Birkaç dakikalık bu kontrol, ay sonunda yanlış kararlar vermenizi önler. Kurulum Kurumsal web sitesi paketimizde dönüşüm takibi olarak yer alıyor; Tanıtım ve Başlangıç paketlerinde Analytics ve Search Console kurulumu yapılıyor.
Kendi oranınız ne zaman “düşük” sayılır?
Kendi geçmişinizin belirgin altında bir oran, birkaç ay boyunca sürüyorsa araştırılması gereken bir sinyaldir. Tek bir haftalık düşüş ise çoğu zaman mevsim, kampanya değişikliği ya da trafik kaynağındaki oynama yüzünden olur. Karar vermeden önce en az üç ayın verisine bakın.
Zamanla gelen dalgalanmayı da hesaba katın. Hafta içi ile hafta sonu, ay başı ile ay sonu, tatil dönemleri farklı çıkar. B2B hizmet veren bir işletmenin hafta sonu trafiği genellikle daha az dönüşür çünkü karar verenler iş kararını hafta içi alır. Sorun değildir. Ritimdir.
Sektör ortalamasıyla kıyaslamayın; bir yıl önceki aynı dönemle kıyaslayın. Bir tasarım güncellemesi, yeni bir kampanya ya da bir mevsim etkisi hangi farkı yarattı, ancak kendi geçmişinizle kıyasladığınızda görürsünüz.
Dönüşüm hunisini adım adım izleyin
Sadece son adıma bakmak yetmez. Kullanıcının bu noktaya gelene kadar attığı adımları da izleyin: hizmet sayfasını görüntüleme, fiyat sayfasına geçiş, forma başlama, formu tamamlama. Çok kişi forma başlıyor ama az kişi bitiriyorsa sorun trafikte aranmaz, formun kendisinde aranır. Formda çok alan, açık olmayan bir hata mesajı ya da mobilde bozuk bir buton olabilir.
Bu ayrım yapılmadan alınan “trafiği artıralım” kararı, asıl sorunu çözmeyebilir. Hunideki kopuş noktası sorunun ziyaretçide mi sitede mi olduğunu söyler. Net bir cevap çıkıyor.
Dönüşümü artırmanın sıradan ama etkili yolları
Form alanlarını azaltmak genellikle ilk ve en hızlı kazançtır. Her ek alan formu bırakma ihtimalini artırır. Çağrı butonunu sayfanın ilk bölümünde, açık bir dille yazın: “Teklif al”, “Hemen ara”, “Randevu oluştur”. Güven unsurlarını, yani müşteri yorumlarını, açık iletişim bilgisini ve varsa belge ya da sertifikaları görünür tutun. Sayfa hızını iyileştirin; yavaş açılan sayfada ziyaretçi formu görmeden çıkar.
Mobil deneyimi telefondan kendiniz test edin. Parmakla kullanılamayan bir menü ya da küçük bir buton çoğu zaman dönüşümü yer. Dönüşüm iyileştirmesi tek büyük hamleyle gelmez. Küçük değişiklikler birikir ve bir noktada fark edilir. Her seferinde tek şeyi değiştirin ki neyin işe yaradığını bilin.
Gerçekçi beklenti nasıl kurulur?
İlk adım, ölçüm kurulumunu doğrulamak. İkinci adım, üç ay boyunca mevcut oranınızı kaynak ve cihaz bazında kaydetmek. Üçüncü adım, her ay bir iyileştirme seçip uygulamak ve sonucu gözlemlemek. Dördüncü adım, sonuçları kendi geçmişinizle karşılaştırmak.
Bu yolu izleyen sitenin oranı yavaş ama sağlam artar. Hızlı sıçrama vaat eden her söz kuşkuyla karşılanmalı. Dönüşümü artırdığını söyleyen biri size sayı veriyorsa nasıl ölçtüğünü sorun.
Sitenizi bu açıdan gözden geçirmek isterseniz web tasarım sayfamızdan hizmetin kapsamına bakabilirsiniz. Arama motorundan gelen niyeti yüksek trafiği artırmak için SEO hizmetimiz var. Sektörünüze özel örnekler için sektörler sayfamız açık.
Sitenizin oranını birlikte okuyalım
Analytics hesabınızı birlikte açıp kaynak, cihaz ve sayfa kırılımına bakmak bir görüşmelik iş. İletişim sayfamızdan yazın ya da 0540 022 64 22 numarasından arayın; WhatsApp için https://wa.me/905400226422 adresi de açık.