Bir SEO danışmanıyla ilk görüşmeye giden çoğu işletme sahibi elleri boş gidiyor ve “siz söyleyin ne yapılacaksa” diyor. Sonuç: danışman genel geçer sorular soruyor, siz genel cevaplar veriyorsunuz, toplantı bitince ikiniz de pek bir şey öğrenmiş olmuyorsunuz.
Oysa yarım saatlik bir hazırlıkla aynı görüşme çok daha verimli geçebilir. Bu yazıda, İstanbul’da SEO danışmanlığı almadan önce hangi bilgileri toplayacağınızı, hangi soruları soracağınızı ve toplantı sonunda elinizde ne olması gerektiğini anlatıyoruz.
Önce kendi hedefinizi yazın
“Google’da üst sıralara çıkmak” bir hedef değildir; bir dilek. Somut bir hedef şuna benzer: “Bakırköy ve çevresinde diş implantı arayan kişilerin bizi bulması”, “Türkiye geneline ürün satan e-ticaret sitemden sipariş sayısını artırmak”, “Şişli’deki ofisimize kurumsal müşteri çekmek”. Hedefinizi bir iki cümleyle yazın. Danışman bunu bilmeden hangi işin önemli olduğunu ayıramaz.
Ayrıca zaman ufkunuzu belirleyin. Üç ay içinde sonuç mu bekliyorsunuz, bir yıla yayılan büyüme mi? SEO’nun doğası gereği zaman alması, beklentiyi baştan konuşmayı gerektirir.
İşletmenizin sayılarını hazırlayın
Kesin rakamları danışmana siz vereceksiniz, biz burada uydurmuyoruz; ama şu bilgileri elinizin altında tutun:
- Bir müşterinin size ortalama getirisi ne kadar?
- Şu an müşterilerin çoğu nereden geliyor: tavsiye, reklam, Google, sosyal medya?
- Aylık kaç arama, form, sipariş ya da randevu alıyorsunuz?
- Hangi hizmet ya da ürün en kârlı, hangisini büyütmek istiyorsunuz?
Bu bilgiler, danışmanın öncelik belirlemesini sağlar. Kâr getirmeyen bir hizmet için sıralama peşinde koşmak boşuna emek harcamaktır.
Sitenizle ilgili erişimleri ve geçmişi toplayın
Toplantıya şunları götürün ya da erişim verebileceğinizi bilin:
- Web sitenizin adresi ve hangi altyapıda olduğu (hazır şablon, özel yazılım vb.).
- Google Analytics ve Search Console hesaplarına erişim (varsa). Yoksa sorun değil, kurulabilir.
- Daha önce SEO çalışması yaptırdıysanız ne yapıldığı, kimin yaptığı, neden bittiği.
- Google işletme profiliniz varsa bağlantısı.
Geçmişte bir ajansla kötü deneyim yaşadıysanız bunu saklamayın; danışmanın geçmiş hataları ve olası riskleri (örneğin zararlı bağlantılar) bilmesi gerekir.
Rakiplerinizi listeleyin
Sizce rakibiniz kim? Üç ile beş isim yeterli. Danışman bunların Google’daki durumunu inceler; bazen “rakip” dediğiniz kişi arama sonuçlarında hiç görünmez, bazen tam tersine hiç aklınıza gelmeyen bir site sürekli karşınıza çıkar. Her iki durum da işinize yarayan bilgidir.
Danışmana sorulacak sorular
Şu soruları listenize ekleyin:
- Sitem için ilk üç öncelik ne olur ve neden?
- Hedef müşteri ve ilçelerime göre nasıl bir arama stratejisi izlersiniz?
- Çalışma sırasında benden neler bekliyorsunuz?
- İlk üç ayda hangi somut çıktıları teslim edeceksiniz?
- Sonuçları nasıl ölçeceğiz ve hangi sıklıkla rapor alacağım?
- Sıralama garantisi olmadan nasıl bir taahhüt verebilirsiniz?
Son soru önemli: dürüst bir danışman, garanti yerine ölçülebilir taahhüt verir. Bu konuyu İstanbul SEO uzmanı seçimi yazımızda ayrıca işledik.
Toplantıda dikkat edilecek işaretler
İyi bir ilk görüşme; siteye önceden bakmış bir danışman, işletmeniz hakkında sorular, gerçekçi zaman çerçevesi ve açıkça söylenen sınırlamalarla geçer. “Her şeyi hallederiz” ya da “hemen ilk sayfa” gibi cümleler alarm işaretidir. Ayrıca danışmanın anlattıkları sizin dilinizle mi, yoksa yalnızca jargon mu? Anlamadığınız bir terim duyarsanız, sormaktan çekinmeyin. Cevabı sade değilse, anlatan da tam bilmiyor olabilir.
Toplantıdan sonra ne olmalı?
Görüşmenin sonunda şu üç şeyin netleşmesi gerekir: sonraki adım nedir (analiz mi, teklif mi), bu adım ne zaman teslim edilecek, ve sizden istenen bir şey var mı? Sözlü konuşulanları yazılı bir özete dönüştürmesini isteyin. Bu, hem sizi hem danışmanı korur.
Teklif geldiğinde acele etmeyin. Yanıt vermeden önce içerdiği işleri, ölçüm yöntemini ve sözleşme koşullarını dikkatle okuyun. Fiyatı neyin belirlediğini anlamak için fiyatlar sayfamızdaki mantığa da göz atabilirsiniz.
Bütçe konusunu açık konuşun
İlk görüşmede bütçe çerçevenizi saklamak çoğu zaman aleyhinize işler. Bir aralık ya da üst sınır söylerseniz danışman, o bütçeye sığacak en verimli kapsamı önerebilir; söylemezseniz ya gereğinden geniş bir teklif alırsınız ya da gerçekçi olmayan bir hedef duyarsınız. Bütçe sabit değilse “önce neye ihtiyacım olduğunu anlamak istiyorum” demek de meşrudur. Yeter ki bunu açıkça belirtin.
Aynı şekilde karar sürecinizi de paylaşın: kararı tek başınıza mı veriyorsunuz, ortaklarla mı? Kaç günde dönüş yapabilirsiniz? Bu bilgi, teklifin zamanlamasını ve sunum biçimini etkiler.
Görüşme notlarını nasıl tutarsınız?
Toplantı sırasında üç başlıkta not alın: danışmanın önerdikleri, sizin sorularınıza verdiği cevaplar, ve karşılıklı verilen sözler. Toplantıdan hemen sonra bu notları iki üç cümlelik bir özete çevirip danışmana gönderin: “Şunları konuştuk, sonraki adım şu.” Bu küçük alışkanlık yanlış anlamaları henüz başlamadan çözer ve karşı tarafın ciddiyetini de gösterir; özetinize düzgün yanıt veren bir uzman genellikle işini de düzgün yapıyordur.
Danışmanlık ile uygulama arasındaki çizgi
Birçok kişi danışmanlığı ve uygulamayı aynı şey sanıyor. Danışman analiz eder, strateji çizer, önceliği söyler; uygulamayı ise siz, ekibiniz ya da bir ajans yapar. Bazı uzmanlar ikisini birlikte verir. Görüşmede hangi modelde çalıştığını netleştirin; çünkü fiyat, süre ve sorumluluk buna göre değişir. Uygulama sizin tarafınızdaysa, ekibinizin bunu yapabilecek zamanı ve bilgisi var mı, onu da baştan düşünün.
Görüşmeyi kaç kişiyle yapmalı?
Karar verici sizseniz tek başınıza gitmeniz yeterli olabilir. Ama sitenizi yöneten kişi, muhasebeci ya da ortağınız da sürecin parçasıysa, onları da görüşmeye dahil etmek zaman kazandırır. Teknik erişim, fatura ve içerik onayı gibi konularda söz sahibi olan herkes başta konuşulursa, sonradan “bunu ortağıma sormam lazım” gecikmeleri yaşanmaz. Görüşmeyi online yapıyorsanız ekran paylaşımıyla sitenize birlikte bakmak, en verimli yöntemlerden biridir.
İstanbul’a özgü bir hazırlık
İstanbul’da hizmet veriyorsanız, hangi ilçelerden müşteri aldığınızı ve almak istediğinizi bilmeniz gerekir. Bir harita üzerinde işaretleyin. İlçe bazlı düşünmek, danışmanın önerdiği stratejiyi daha somut hale getirir. Örneğin bir emlak ofisi için “Esenyurt ve Beylikdüzü” ile “Beşiktaş ve Şişli” çok farklı işler demektir; kapsamı, sayfa sayısını ve emeği doğrudan etkiler.
Görüşmeye hazırsanız, bizimle de konuşabilirsiniz. İletişim sayfamızdan form bırakabilir ya da 0540 022 64 22 numarasına WhatsApp’tan yazıp kısaca hedefinizi anlatabilirsiniz.