Google’a “istanbul seo uzmanı” yazdığınızda karşınıza yüzlerce profil, ajans sayfası ve LinkedIn hesabı çıkıyor. Hepsi aynı şeyi söylüyor: “ilk sayfaya çıkarırız”. Peki bu kadar kalabalığın içinden doğru kişiyi nasıl ayıracaksınız?
Bu işi yıllardır yapan biri olarak söyleyebiliriz: iyi uzmanı kötüden ayıran şey teknik jargon bilgisi değil, size sorduğu sorular ve verdiği cevapların dürüstlüğü. Aşağıdaki yedi noktayı ilk görüşmede kontrol etmek, aylar sürecek bir hayal kırıklığından sizi koruyabilir.
1. Sıralama garantisi veriyor mu?
Bunu ilk sıraya koyduk çünkü en kolay elenen kriter. Google’ın algoritmasını dışarıdan kimse kontrol etmiyor. “Üç ayda birinci sıra” diyen biri ya işi bilmiyor ya da sizi bilerek yanıltıyor. Dürüst bir uzman şöyle konuşur: “Şu sorgularda görünürlüğünüzü artırmak için şunları yapacağız, şu metrikleri her ay birlikte izleyeceğiz.”
Garanti yerine ölçülebilir taahhüt isteyin: kaç sayfa düzeltilecek, kaç içerik yazılacak, hangi teknik sorunlar kapatılacak, raporlar hangi sıklıkla gelecek.
2. İşletmenizi anlamadan konuşuyor mu?
İyi bir uzman ilk toplantıda paket satmaz, soru sorar. Hangi ürün ya da hizmet en çok kâr getiriyor? Müşteriniz İstanbul’un neresinden geliyor? Telefonla mı arıyor, formu mu dolduruyor, dükkâna mı uğruyor? Bir Şişli kliniğinin ihtiyacı ile Esenyurt’taki bir toptan satış firmasının ihtiyacı aynı değildir. Görüşme boyunca sizden çok o konuşuyorsa, hazır bir şablonu satıyor olabilir.
3. Önce analiz, sonra fiyat mı?
Sitenizi hiç görmeden fiyat söyleyen kişiye dikkat edin. Sağlıklı sıra şöyledir: kısa bir ön inceleme, sitenizin teknik durumu, mevcut görünürlüğünüz, rakiplerin durumu, sonra bir yol haritası ve ancak ondan sonra bütçe. Fiyat, işin kapsamına göre değişir; kapsamı bilmeden söylenen rakam ya çok şişirilmiştir ya da yarım iş anlamına gelir. Fiyatın neye bağlı olduğunu merak ediyorsanız fiyatlar sayfamızda mantığı açıkça anlattık.
4. Referans ve çalışma örneği gösterebiliyor mu?
Referans istemek kabalık değil, olağan bir talep. Ama dikkat: referans derken “şu kadar müşterimiz var” cümlesi yetmez. Gerçek sitelerde yapılan işi, neyin değiştiğini, hangi sorgularda ilerleme olduğunu görmek istersiniz. Bizim çalıştığımız işletmelerin bir kısmını referanslar sayfasında görebilirsiniz. Başka bir uzmanla görüşürken de aynı şeyi isteyin. Gösteremiyorsa, nedenini sorun.
5. Raporlama sade mi, yoksa gösterişli mi?
Otuz sayfalık, renkli grafiklerle dolu ama neyin işe yaradığını söylemeyen raporlar sık rastlanan bir tuzak. İyi rapor üç şeyi cevaplar: bu ay ne yaptık, neyi ölçtük, gelecek ay ne yapacağız. Ayrıca Google Search Console gibi kaynaklara sizin de erişiminiz olmalı. Verinin sahibi sizsiniz; uzmanın kendi hesabında tuttuğu bir panele bağımlı kalmayın.
6. Yerel arama mı, ülke geneli mi hedefliyorsunuz?
İstanbul’da hizmet veren bir işletme için yerel SEO ile klasik SEO ayrı disiplinlerdir. Google Haritalar sıralaması, işletme profili, yorumlar, ilçe bazlı sayfalar ayrı bir emek ister. Uzmana yerel işletmelerle çalışıp çalışmadığını, ilçe düzeyinde nasıl bir strateji kurduğunu sorun. Genel cevaplar veriyorsa uyarı işareti sayın. Bu konuda İstanbul SEO hizmeti sayfamıza göz atabilirsiniz.
7. İşi kim yapıyor?
Satış görüşmesini yapan kişi ile işi yapan kişi aynı olmayabilir. Bu tek başına kötü bir şey değil, ama bilmeniz gerekir. Kim içerik yazacak? Teknik düzeltmeleri kim yapacak? Tek kişilik bir uzmanla çalışıyorsanız tatile çıktığında ne olacak? Ekip yapısını öğrenmek, sürecin sürdürülebilirliğini anlamanızı sağlar.
Kırmızı bayraklar: kısa liste
- Rakiplerinizi kötüleyip kendini tek çare gösteren dil.
- “Gizli yöntemimiz var” cümlesi. SEO’nun gizli yöntemi yok, emek ve düzen var.
- Sözleşmede çıkış maddesinin olmaması ya da çok uzun taahhüt süresi.
- Bağlantı (link) paketi satın alma önerisi. Kalitesiz bağlantılar, siteye zarar verebilir.
- Sitenizin yönetim paneline erişim isteyip ne yapacağını anlatmaması.
Uzman mı, ajans mı?
Bu soru başlı başına ayrı bir konu, ama kısa cevap: küçük ve tek hizmete odaklı bir iş için deneyimli bir uzman yeterli olabilir. Web sitesi, içerik, reklam ve teknik altyapı birlikte hareket etmek zorundaysa ekip gerekir. Karar verirken kendinize şunu sorun: bu iş bir kişinin bilgisiyle mi yürür, yoksa birkaç disiplinin eşgüdümüyle mi?
İlk görüşmeye götürecek üç soru
- “Benim sektörümde İstanbul’da hangi sorgulara odaklanırdınız ve neden?”
- “İlk üç ayda somut olarak ne yapılmış olacak?”
- “Bir şey işe yaramazsa bunu nasıl fark eder, nasıl düzeltirsiniz?”
Cevaplar akıcı ve somutsa iyi işaret. “Duruma göre değişir” tek başına yeterli cevap değil; neye göre değiştiğini de anlatabilmeli.
Sözleşme ve süreç: kâğıt üzerinde neye bakmalı?
Görüşme güzel geçti, uzmanı beğendiniz; şimdi sıra yazılı düzende. İyi bir SEO sözleşmesi kısa ve anlaşılırdır. İçinde şunlar bulunmalı: yapılacak işlerin listesi, teslim edilecek raporun sıklığı, sitenize ve analiz araçlarına verilecek erişimlerin kapsamı, sözleşmenin nasıl sonlandırılacağı ve sona erdiğinde tüm erişimlerin ve içeriklerin kime ait olacağı.
Son madde küçük görünür ama önemlidir. Uzmanın yazdığı içerikler, kurduğu hesaplar ve yaptığı teknik düzenlemeler sözleşme bitince sizde kalmalı. Bazı sözleşmelerde bu netleşmez ve ayrılık zamanında iş zora girer. Ayrıca aylık ücret dışında başka kalemler (içerik yazımı, bağlantı, araç aboneliği) ayrı mı fatura ediliyor, baştan sorun.
Beklentinizi ayarlayın: SEO zaman alır
Reklam bütçesini açtığınız gün telefon çalabilir; SEO’da öyle olmaz. Google yeni sayfaları keşfeder, değerlendirir, sonra sıralamaya koyar. Rekabetin yoğun olduğu İstanbul’da bu süre daha da uzayabilir. Bu yüzden ilk aylarda beklentiyi “sıralama” değil “sağlam zemin” olarak kurun: teknik hatalar kapandı mı, sayfalar doğru sorguyu hedefliyor mu, işletme profili düzgün mü.
Acil müşteri ihtiyacınız varsa SEO’yu reklamla birlikte planlamak daha gerçekçi olur. İyi uzman bunu size kendiliğinden söyler; sadece kendi hizmetini satan kişi söylemez. Bu noktada Google reklamları ile organik çalışmanın birbirini nasıl tamamladığını da konuşmaya değer.
İstanbul’a özgü bir not
İstanbul tek bir pazar değil, kırktan fazla ilçenin birbirinden farklı davrandığı bir yapı. İnsanlar “yakınımdaki” bir hizmeti ararken çoğunlukla gündelik hareket alanının içinde kalır. Bakırköy’deki bir dişçiyi arayan kişi ile Sarıyer’de bir restoran arayan kişinin arama alışkanlığı farklıdır. Bu yüzden uzmanınızın ilçe bazında düşünebilmesi, tek bir “İstanbul” anahtar kelimesine sıkışmaması gerekir.
Kararı verirken
Doğru İstanbul SEO uzmanı, size en düşük fiyatı vereni değil, işinizi anlayıp gerçekçi konuşanı seçmenizle bulunur. Bir iki farklı kişiyle görüşün, aynı sorulara verdikleri cevapları yan yana koyun. Aradaki fark genellikle çok belirgin çıkar.
Bizimle de konuşmak isterseniz iletişim sayfasından form bırakabilir ya da 0540 022 64 22 numarasına WhatsApp’tan yazabilirsiniz. Sitenize bakıp dürüstçe ne yapılabileceğini söyleriz; gerekmiyorsa gerekmediğini de.