Google Ads’e ilk kez başlayan bir işletme sahibinin çoğu şu iki hatadan birini yapıyor. Ya hesabı açıp Google’ın önerdiği “akıllı” ayarları olduğu gibi kabul edip parayı ilk haftada eritiyor, ya da bir iki gün sonuç alamayınca “reklam bize göre değil” deyip bırakıyor. İkisi de aslında aynı eksikten geliyor: ilk ayın nasıl geçeceğine dair bir plan yok.
Bu yazı, İzmir’deki bir işletmenin ilk otuz günde ne yapması gerektiğini anlatıyor. Rakam vermiyoruz, çünkü bütçe her sektörde farklı; ama sırayı ve mantığı veriyoruz.
Hafta 1: Reklamdan önce zemin
Reklama para vermeden önce iki soruyu cevaplayın. Reklam tıklandığında kullanıcı nereye gidecek? Ve o kişi işlemi yaptığında (arama, form, WhatsApp) bunu nasıl anlayacaksınız?
İlk soru için bir iniş sayfası gerekiyor. Ana sayfanız her zaman en iyi seçim değil. “İzmir’de klima servisi” arayan biri, klima servisine özel bir sayfaya gelirse daha kolay harekete geçer. Sayfa hızlı açılmalı, telefon ve WhatsApp bağlantısı tıklanabilir olmalı.
İkinci soru için ölçüm kurulumu şart. Telefon aramaları, WhatsApp tıklamaları ve form gönderimleri “dönüşüm” olarak tanımlanmalı. Bunu kurmadan reklam yayınlarsanız Google neyin işe yaradığını öğrenemez, siz de bilemezsiniz. Kurulum sonrası bir test yapıp dönüşümlerin gerçekten kaydedildiğini görün.
Hafta 1: Hesap yapısı
Hesabı sade kurun. Bir kampanya, hizmet başına bir reklam grubu, her grupta birbirine yakın anahtar kelimeler. Örneğin bir diş kliniği için implant, ortodonti ve dolgu ayrı gruplar olmalı; hepsini tek kutuya doldurmak, reklam metnini ve iniş sayfasını genelleştirir, kaliteyi düşürür.
Hesabı kurarken Google’ın kurulum sihirbazının sunduğu otomatik önerileri dikkatle okuyun. Bazı öneriler hesabınızın kapsamını genişletir; sizin için gereksiz kelimelerde para harcatabilir. Kendi kontrolünüzde kalmak için önerileri tek tek değerlendirin.
Hafta 1: Konum ve dil hedefleme
İzmir çok geniş bir şehir. Tüm ili hedeflemek mi, yoksa belirli ilçeleri mi? Yerel bir işletme için (klinik, servis, restoran, kurs) hizmet verdiğiniz bölgeyi net çizin. Karşıyaka’daki bir kuaförün Torbalı’dan gelen tıklamaya para harcaması mantıksız.
Konum ayarında “bu konumda bulunan ya da ilgi gösteren kişiler” ile “yalnızca bu konumda bulunanlar” seçeneklerini farklı çalışır. Yerel hizmetler için genellikle ikincisini düşünmek gerekir, ama turizm gibi alanlarda başka şehirden ilgi gösterenleri hedeflemek isteyebilirsiniz. Hesabınızın arayüzünde bu ayarı iş modelinize göre seçin.
Hafta 2: Anahtar kelime ve reklam metni
Anahtar kelime seçerken müşterinizin arama cümlesini düşünün. “İzmir web tasarım” geniş bir aramadır; “Bornova restoran web sitesi yaptırmak” daha dar ve daha niyetli. Başlangıçta dar ve niyetli aramalarla başlayın, veri geldikçe genişletin.
Eşleme türlerini bilin. Geniş eşleme çok sayıda alakasız arama getirebilir; tam ve ifade eşleme daha kontrollüdür. Yeni başlayan bir hesapta kontrol önemli.
Reklam metninde üç şeyi verin: ne yaptığınız, nerede yaptığınız ve neden sizi seçmeli. “Bornova’da aynı gün klima servisi” gibi net bir ifade, genel bir “kaliteli hizmet” ifadesinden daha çok tıklanır. Abartılı vaat vermeyin; ilk tıklamayı almak için verdiğiniz söz, sayfada karşılanmalı.
Hafta 2 ve 3: Negatif kelimeler
Yayına girdikten sonra en önemli iş, arama terimleri raporuna bakmak. Hangi aramalarda reklamınız gösterildi? Alakasız olanlar (ücretsiz, iş ilanı, hazır şablon gibi) negatif kelime olarak eklenmeli. Bu kelimeler israfı azaltır. Konuyu ayrıntılı olarak negatif anahtar kelime yazımızda işledik.
Hafta 3: Öğrenme dönemi ve sabır
Yeni kampanya başlarken sistem, kime göstereceğini öğreniyor. İlk günlerde sık değişiklik yapmak öğrenmeyi sıfırlayabilir. Bu yüzden ilk haftadan sonra hemen ayar değiştirmek yerine, veri toplamayı bekleyin. Ama bu “ilk haftada hiç bakmayın” demek değil; günlük kontrolde alakasız aramalar, hata mesajları ve bütçe tükenişi gibi bariz sorunlara müdahale edin.
Ne kadar bekleneceği, sektöre ve bütçeye göre değişir. Günde birkaç tıklama alan küçük bir hesapta anlamlı veri toplamak haftalar alabilir. Bu yüzden “ilk üç günde sonuç yok, bırakalım” yaklaşımı yanıltıcı.
Hafta 4: Değerlendirme ve ayarlama
Ay sonunda şu soruları sorun: Kaç tıklama geldi, kaç dönüşüm oldu? Dönüşümler kaliteli müşteri miydi? Hangi anahtar kelime iş getirdi, hangisi sadece para yaktı? Hangi reklam metni daha çok tıklandı?
Verilerden hareketle işe yaramayan kelimeleri durdurun, işe yarayanlara bütçeyi kaydırın, iniş sayfasında görülen sorunları düzeltin. Dönüşümlerin kalitesini kendi kayıtlarınızla karşılaştırın: telefonla arayanlardan kaç tanesi gerçekten müşteri oldu? Reklam platformu bunu kendiliğinden bilmez; siz izlemelisiniz.
Yerel işletme için harita ve arama birlikte
İzmir’de yerel işletmeler için harita kartı ve yerel hizmet reklamları da önemli. Bu konuyu yerel Google reklam yazımızda anlattık. Aramada organik görünürlük için ise Google reklamları ve SEO birlikte düşünülebilir.
Bütçe konusunda dürüst olun
Yeni başlayan biri “ne kadar harcamalıyım?” diye soruyor. Bunun tek cevabı yok. Bütçeyi belirleyen: sektörün tıklama maliyeti, rekabet, hedef bölge, dönüşüm oranı ve bir müşterinin size değeri. Küçük bütçeyle başlamak mümkün, ama çok düşük bütçe veri toplamayı uzatır. Test bütçesi ile büyütme bütçesini ayırın. Bütçe mantığını bütçe ve tıklama maliyeti yazımızda ele aldık.
İlk ayda en sık görülen üç hata
Birincisi, dönüşüm takibini kurmadan yayına girmek. İkinci ay geldiğinde “reklam işe yaradı mı?” sorusunun cevabı yalnızca tıklama sayısı olur, bu da hiçbir şey söylemez. İkincisi, mobil iniş sayfasını denememek. Reklamınız telefondan tıklanıyor ama sayfa masaüstü için yapılmış; kullanıcı butonu bulamıyor. Üçüncüsü, bütçeyi tek güne sıkıştırmak. Günlük bütçenin sabah saatlerinde bitmesi, akşam arayan müşteriyi kaçırmak demek; reklam zamanlamasını ve gün içi dağılımı kontrol edin.
Bir de kayıt tutma alışkanlığı önemli. Her değişikliği tarihiyle bir not defterine yazın: hangi kelimeyi durdurdunuz, hangi metni değiştirdiniz. Bir ay sonra sonuç değiştiğinde nedenini bulmak için bu notlar tek kaynağınız olur.
Google’ın önerdiği otomatik ayarlar
Yeni hesapta sihirbaz sık sık otomatik teklif stratejileri ve geniş kapsam önerir. Bunlar bazı hesaplar için işe yarar, ama veri olmayan yeni bir hesapta sistemin neye optimize edeceğini bilmesi zaman alır. Başlangıçta daha kontrollü bir teklif yöntemiyle veri toplayıp, yeterli dönüşüm biriktikten sonra otomasyona geçmek çoğu işletme için daha güvenli bir yol.
Bu bir kural değil, bir yaklaşım. Hesabınızın arayüzünde hangi seçeneklerin sunulduğunu okuyun, emin olmadığınız ayarı kabul etmeyin.
Kendi başınıza mı, ajansla mı?
Küçük ve basit bir hesabı kendiniz kurabilirsiniz. Ama hata yapmanın maliyeti bütçenizden çıkar. Bir uzman, ilk kurulumda kaybı azaltır. Ajans seçerken hesabın sahibinin siz olmasını isteyin; reklam hesabı ajansın hesabında kalırsa geçmiş verilerinizi kaybedebilirsiniz.
Google Ads’e İzmir’de başlamak istiyorsanız iletişim sayfamızdan yazın ya da 0540 022 64 22 numarasına WhatsApp’tan ulaşın. Sektörünüzü ve hizmet verdiğiniz bölgeyi anlatmanız, ilk planı çıkarmak için yeterli.