Bir logonun başka bir markaya benzemesi, yalnızca estetik bir sorun değildir. Aynı ya da yakın alanda faaliyet gösteren iki marka birbirine karıştırılabiliyorsa, hak sahibi taraf kullanımın durdurulmasını isteyebilir. Hukuk dilinde buna iltibas, yani karıştırılma ihtimali denir. Bu yazı genel bilgilendirmedir, hukuki görüş yerine geçmez.
Sorun genelde tasarım bittikten sonra fark edilir. Logo basılmış, tabela asılmış, site yayına girmiştir. En pahalı zaman budur.
Benzerlik neye göre değerlendirilir?
İki logonun benzer sayılması yalnızca görsel benzerliğe bağlı değildir. Hangi mal ve hizmet alanında kullanıldıkları, hedef kitleleri ve tüketicinin ilk izlenimi birlikte düşünülür. Aynı turuncu iki farklı sektörde sorun çıkarmayabilir. Aynı sektörde, benzer bir şekil dili ve benzer isimle çalışan iki firma ise karıştırılabilir.
Şekil ve renk bir arada değerlendirilir, harf biçimi ile yazılı isim de. Marka adının okunuşundaki benzerlik de görsel benzerlik kadar önemlidir. İki logo bambaşka çizilmiş olsa bile adları aynı okunuyorsa risk devam eder.
Tescilli marka sorgusu: tasarımdan önce
Türkiye’de markalar TÜRKPATENT nezdinde tescil edilir ve kurumun marka veritabanı herkese açık sorgulanabilir. Logoyu tasarlatmadan önce, işletme adını ve olası logo biçimini bu veritabanında aratmak, bariz çakışmayı erken gösterir. Uluslararası çalışacaksanız WIPO ve EUIPO’nun açık veritabanlarına da bakabilirsiniz.
Marka tescilinde mal ve hizmetler Nice sınıflandırmasına göre sınıflara ayrılır. Dolayısıyla sorgularken yalnızca kendi sektörünüzdeki sınıfa değil, yakın sınıflara da bakmanız gerekir. Bir restoran markası yiyecek sınıfında kendi adıyla çakışmasa bile, gıda satan bir markayla yakınlık gösterebilir.
Sorgu yaparken sonuç listesini ekran görüntüsüyle ve tarihle saklayın; ileride “bu tarihte bilinen bir çakışma yoktu” diyebilmek, iyi niyetinizi göstermeniz açısından işe yarar.
Bu sorgu hukuki bir güvence vermez. Gösterdiği şey, bariz bir engel olup olmadığıdır. Kesin değerlendirmeyi marka vekili yapar.
Tasarım süreci: rakip taraması
Tasarımcıdan beklenen, brif aşamasında sektörün görsel ortamını taramasıdır. Taramanın amacı, istemeden aynı çözüme varmayı önlemektir. Birçok sektörde birbirine yakın çözümler tekrarlanır: diş kliniklerinde diş silueti, emlakçılarda çatı çizgisi, avukatlarda terazi. Bu ortak simgeler tek başına koruma altında olmayabilir; ama aynı terazinin aynı çerçevede, aynı renkte kullanımı sorun çıkarabilir.
Ayrıştırmak için en güvenli yol, sektörün ortak sembolünü kullanmak yerine markanın adından ya da hikâyesinden doğan bir ayrıntı eklemektir. Rakip taraması ve net brif konusunu logo tasarımında net brif yazımızda ayrıca ele aldık.
Bir müşteri de bazen “şu markadaki gibi olsun” diye örnek getirir. Örneğe bakarak yönü anlamak serbesttir, ama o logoyu çevirmek ya da renk ve şekli değiştirerek yeniden çizmek aynı riski taşır. Tasarımcıya örneği ilham değil sınır olarak gösterin: “şunun havasını istiyorum ama şundan açıkça uzak olsun” demek yeterlidir.
Logo jeneratörleri ve stok görseller
Hazır logo sitelerinden ya da stok görsellerden alınan logolar bu yüzden risklidir. Aynı şablonu başka işletmeler de kullanır ve sizin elinizde özel bir hak olmaz. Stok sembolün lisansı ticari markalaşmaya izin vermiyor olabilir. Özgün çizilen bir logoda ise tasarımcıyla yapılan sözleşmede hak devrinin yazılı olması gerekir; bu belge olmadan logonun maddi haklarının size geçtiğini ispat etmek zorlaşır ve tescil başvurusunda da sorun çıkabilir.
Benzerlik iddiasıyla karşılaşırsanız
Karşı taraf önce genellikle bir ihtar gönderir. Logonun kullanımını bırakmanızı, bazen de maddi talep sunar. Kendi logonuz tescilsizse ve karşı taraf tescilliyse konumunuz zayıftır.
Bu aşamada yapılacak ilk şey, ihtarı kendi başınıza cevaplamak değil, bir marka vekiline ya da avukata götürmektir. Karşı tarafın tescilinin hangi sınıfları kapsadığı, tescil tarihi ve kullanım durumu değerlendirmede etkilidir. Yanlış bir cevap, sonraki süreçte aleyhinize kullanılabilir.
Tescil ve itiraz süreci
Markanızı tescil ettirmek için başvuru yaparsınız. Başvuru incelenir ve yayımlanır; yayımdan sonra üçüncü kişiler belirli bir süre içinde itiraz edebilir. İtirazlar çoğunlukla benzer marka sahiplerinden gelir. Başvurudan önce yapılan sorgu, itiraz ihtimalini azaltır ama sıfırlamaz.
Tescil başvurusu logonun kesinleşmesinden sonra yapılmalı. Logoyu yılda bir değiştirirseniz sürekli yeni başvuru gerekir ve tescil maliyeti artar.
Pratik bir sıra
Bir logo projesine başlarken şu sırayı izlemek çoğu sorunu baştan çözer. Önce işletme adının tescilli bir markayla çakışıp çakışmadığına bakın, çünkü ad değişikliği logo değişikliğinden pahalıdır. Sonra tasarımcıya sektörde sık kullanılan sembollerin listesini verin ve bunlardan kaçınmasını isteyin. Eskizler geldiğinde en güçlü iki üç adayı TÜRKPATENT veritabanında şekil bazında taratın; aramayı adla sınırlamayın, çünkü şekil sorgusu daha zordur ve çoğu işletme onu atlar. Seçilen logoyu kesinleştirmeden önce bir marka vekiline göstermek, tescil başvurusunu da hazırlar. Bu sıra bir iki haftalık ek süre ister ama aylarca sürecek bir uyuşmazlığın önüne geçer.
Rebranding riski
En kötü senaryo, yıllarca kullanılmış bir logonun mahkeme ya da ihtar sonucu bırakılmasıdır. Tabela yeniden yapılır, araç yeniden giydirilir, ambalaj çöpe gider. Web sitesi ve sosyal medya da buna eklenir. Yeni bir tasarım ve uygulama maliyeti çıkar. Bunu önlemenin maliyeti, bir sorgu ve bir marka vekili görüşmesidir.
Kısacası, logoyu kesinleştirmeden marka sorgusunu yapın. Sektörün ortak sembolünü olduğu gibi kullanmayın. Hak devrini yazılı alın. Logonuz için brif ve tasarım sürecini birlikte yürütmek isterseniz iletişim sayfasından bize yazabilirsiniz. Logo ve kurumsal kimlik paketi fiyatlar sayfasında 10.000 ₺ + KDV olarak yer alıyor. Hukuki değerlendirme için ise bir marka vekiline ya da avukata danışın.