Yeni kurulan bir şirketin logo sürecinde yaşadığı en büyük tuzak, kurumsal devlerin logolarını referans alıp onlar gibi “mükemmel” bir sonuç beklemek. Oysa yeni kurulan bir şirketin önceliği farklı: henüz test edilmemiş bir markanın, sınırlı bütçeyle, değişken bir gelecekle uyumlu bir görsel kimliğe ihtiyacı var.
Bütçe kısıtı bir dezavantaj değil, bir filtre
Sınırlı bütçeyle çalışan bir şirket, gereksiz karmaşadan kaçınmaya zorlanır. Bu aslında iyi bir şey. Az renk, sade bir form, kolay uygulanabilir bir tipografi seçimi hem maliyeti düşürür hem de logonun her mecrada (kartvizit, web sitesi, sosyal medya, paketleme) tutarlı görünmesini kolaylaştırır. Karmaşık gradyanlar ve çok katmanlı efektler ilk bakışta etkileyici görünse de küçük ölçeklerde (favicon, uygulama ikonu) bozulur.
Esneklik: bugünün değil, üç yıl sonrasının markası
Yeni kurulan şirketler genelde ürün gamını, hedef kitlesini, hatta iş modelini ilk birkaç yıl içinde değiştirir. Bu yüzden logo, tek bir ürüne veya tek bir hizmete fazla bağlı olmamalı. Örneğin sadece kahve satan bir marka logosuna kahve çekirdeği ikonu koymak, ürün gamı genişlediğinde (çay, tatlı, kahvaltılık) logo ile gerçeklik arasında bir uyumsuzluk yaratabilir. Soyut bir form veya güçlü bir tipografi, büyüme senaryolarına karşı daha dayanıklı kalır.
İsim henüz tanınmıyorsa tipografi öne çıkmalı
Kurumsal bir marka bilinirliğe ulaştığında sembolü tek başına kullanabilir (bir elma, bir kuş, bir çentik yeterli olur). Ama yeni bir şirketin sembolü henüz hiçbir şey ifade etmiyor demektir, çünkü kimse o sembolü markayla ilişkilendirmemiş. Bu aşamada şirket adının okunaklı, net bir tipografiyle yazılması, sembolden daha fazla iş görür. Sembol zamanla, marka tanındıkça öne çıkarılabilir.
Rakip taraması atlanmaması gereken bir adım
Yeni kurulan şirketler genelde heyecanla doğrudan tasarıma geçmek ister, ama sektördeki mevcut logoları incelemeden atılan bu adım riskli. Aynı sektörde herkes mavi-yeşil tonlar ve yuvarlak formlar kullanıyorsa, aynı paleti tekrarlamak markanın görsel olarak kaybolmasına yol açar. Öte yandan sektörün tamamen dışına çıkmak da güven sorunu yaratabilir; örneğin ciddi bir hukuk bürosunun logosu çok oyuncu bir görünümdeyse hedef kitle tereddüt edebilir.
Dijital öncelikli düşünmek gerekiyor
Yeni kurulan şirketlerin çoğu ilk yıllarında büyük ölçekli baskı, tabela, araç giydirme gibi yatırımlara girmez; asıl temas noktası web sitesi, sosyal medya profili ve mobil ekranlardır. Bu yüzden logo öncelikle küçük ekranlarda, favicon boyutunda, sosyal medya profil fotoğrafı formatında test edilmeli. Büyük baskıda muhteşem duran ama küçültüldüğünde okunmaz hale gelen bir logo, yeni kurulan bir şirket için pratik değil.
Sonuç: mükemmel değil, doğru öncelikli
Yeni kurulan bir şirket için logo tasarımında hedef, ilk seferde kusursuz bir sonuç değil; sade, esnek ve dijital öncelikli bir temel kurmaktır. Marka büyüdükçe, tanınırlık arttıkça logo da evrilebilir, sadeleşebilir, sembolü öne çıkabilir. Önemli olan bugün atılan adımın yarının büyümesine engel olmaması.