LinkedIn’de her içerik türü ayrı bir iş yapar. Metin gönderisi fikrinizi duyurur, kaydırmalı doküman öğretir ve kaydettirir, kısa video ekibi tanıtır, anket kitleyi dinlemenizi sağlar, bülten ise düzenli okur kitlesi kurar. B2B satışta sipariş tek bir gönderiden gelmez; ama doğru içerik doğru kişinin önüne çıktığında satış görüşmesinden önce güven oluşmuş olur.
Arayüz ve seçenekler zamanla değişiyor. Aşağıdaki liste bugünkü formatları anlatıyor; güncel seçenekleri kendi hesabınızın gönderi ekranında kontrol edin.
Metin gönderisi: görüşünüzü tek başına taşır
Görselsiz, yalnızca yazıdan oluşan gönderi en ucuz formattır ve çoğu şirketin hafife aldığı formattır. Bir sektör gözlemi, bir müşteri itirazına verdiğiniz cevap ya da bir işte yaptığınız hata burada iyi anlatılır.
Akışta yalnızca ilk iki üç satır görünür, gerisi “devamını gör” düğmesinin arkasında kalır. İlk cümleye konuyu koyun, süsü sona bırakın. Kısa paragraflar kullanın, her biri tek fikir taşısın.
Hata: ana fikri belli olmayan, tek paragrafa sıkışmış uzun metin.
Görsel ve infografik
Bir süreci ya da karşılaştırmayı tek görselde toplamak, kaydedilmeye değer bir şey üretir. Akış şeması, “önce ve sonra” tablosu ya da bir kontrol listesi bu işe yarar. Yazılar telefonda okunacak büyüklükte olmalı, çünkü kullanıcıların çoğu akışı telefondan gezer.
Rakam kullanacaksanız kaynağını gönderide belirtin. Kaynağı olmayan istatistik, yorumlarda ilk eleştirilen şey olur.
Doküman ve kaydırmalı gönderi
PDF yükleyip sayfa sayfa kaydırtmak, adım adım anlatılan konular için iyi çalışır: bir rehber, bir kontrol listesi, bir proje sürecinin aşamaları. İlk sayfa merak uyandırmalı, son sayfa ne yapılacağını söylemeli. Her sayfada tek fikir, büyük yazı.
B2B’de en çok kaydedilen formatlardan biri olabilir; ama bu bir kural değil, kendi hesabınızda denemeden bilemezsiniz.
Video: yüzü ve uzmanlığı gösterir
Kırk elli saniyelik bir video, bir çalışanın tek bir soruyu cevaplamasına yeter. Ürünün nasıl çalıştığını gösteren kısa bir demo da işe yarar. Müşteri sorusunu yanıtlayacaksanız soruyu soran kişinin izniyle yapın.
Altyazı ekleyin, çünkü pek çok kişi sesi kapalı izliyor. Dikey mi yatay mı sorusu için sosyal medya için dikey video mu yatay video mu yazısına bakabilirsiniz.
Anket: dinlemenin en hızlı yolu
Anket kolay üretilir ve cevap vermesi kolaydır. Sektörünüze dair bir soru sorun, seçenekleri net tutun. Sonuçları sonradan bir gönderiye çevirmek ikinci bir içerik verir: “Sorduk, işte cevaplar.”
Haftada bir anket sıkar. Ayda bir iki yeter. Gelen cevaplar bir sonraki içerik fikrinin kaynağıdır.
Bülten ve makale
Uzun içerik için bülten ve makale formatları var. Bülten, abone olanlara düzenli ulaşmanızı sağlar. Ama üretimi zaman alır; ayda iki bülten çıkaramayacaksanız hiç başlamayın. Web sitenizdeki blogla birlikte düşünün, aynı konu iki yerde farklı biçimde kullanılabilir.
Etkinlik ve canlı yayın
Web semineri ya da canlı soru-cevap, ilişkiyi derinleştirir. Konu, konuşmacı ve teknik deneme önceden hazır olmalı. Yayını kaydedip kısa videolara bölmek içeriğin ömrünü uzatır.
Ekip ve ofis içeriği
Ekip tanıtımı, proje kutlaması, ofis günlüğü satışa doğrudan katkı yapmaz, ama şirketin kimlerden oluştuğunu gösterir ve işe alımı kolaylaştırır. Çalışanların kendi hesaplarından paylaşmasını nasıl teşvik edeceğinizi LinkedIn kurumsal sayfada çalışan paylaşımı nasıl teşvik edilir yazısında anlattık.
Hangi format hangi iş için?
| Amaç | Uygun format |
|---|---|
| Görüş bildirmek | Metin gönderisi |
| Öğretmek, kaydettirmek | Doküman, infografik |
| Uzmanlığı göstermek | Kısa video |
| Kitleyi dinlemek | Anket |
| Derin anlatmak | Bülten, makale |
| İlişkiyi sıklaştırmak | Etkinlik, canlı yayın |
Hepsini birden denemeyin. İkisinde ya da üçünde ustalaşın.
Örnek bir ay
Dört haftalık plan şöyle olabilir. Birinci hafta bir sektör gözlemi metni ve kısa bir video. İkinci hafta kontrol listesi dokümanı ve bir anket. Üçüncü hafta bir müşteri sorusuna cevap gönderisi, ardından ekip hikâyesi. Dördüncü hafta bülten yazısı ya da etkinlik duyurusu. Toplam altı sekiz içerik; küçük bir ekibin taşıyabileceği yük budur.
Ayın sonunda hangisinin daha çok yorum, kayıt ve mesaj getirdiğine bakın, ertesi ayı buna göre kurun.
Alıcıyı tanıyın
B2B’de karar tek kişiden çıkmaz. Teknik değerlendiren detay ve entegrasyon ister, bütçeyi onaylayan sonuç ve risk görmek ister, ürünü kullanacak kişi kolaylığa bakar. İçeriği hangi kişiye yazdığınızı ilk cümlede belli edin. Sayfa tarafındaki büyüme adımları için LinkedIn kurumsal sayfasını büyütmenin adımları yazısına da göz atabilirsiniz.
Bir içeriği birkaç parçaya bölün
Bir blog yazısı üç metin gönderisine, bir dokümana ve bir kısa videoya dönüşebilir. Bir web semineri ise kısa kesitlere ve yazılı bir özete. Blog tarafı SEO çalışmasıyla desteklenirse aynı emek iki kanala hizmet eder.
Yorumlara cevap vermek de içeriğin parçasıdır
Gönderi yayınlandıktan sonraki ilk bir iki saat, yorumlara cevap vermek için en değerli zamandır. Bir yoruma “teşekkürler” yazmak yerine karşı soru sormak ya da ek bilgi vermek tartışmayı uzatır. Gelen her yorumda bir potansiyel müşteri olabileceğini unutmayın: soru soran kişiyle mesajlaşmaya geçmek çoğu zaman ilk satış konuşmasıdır. Yorum yazan kişinin şirketine ve unvanına bakıp doğru kişiye doğru cevabı verin.
Sık yapılan hatalar
Reklam gibi yazılmış gönderiler, sürekli kendini öven içerik, jargon, aynı konunun tekrarı ve uydurma rakamlar. Karar verici broşür okumaz, derdine çözüm arar.
Ne ölçmeli?
Görüntülenme, tepki, yorum, profil ziyareti, sayfa takipçisi ve web sitesi tıklaması izlenir. En değerlisi gelen nitelikli mesajlar ve görüşme talepleri. Bunları sayın ve hangi içerik türünden geldiklerini not edin.
LinkedIn planınızı birlikte kurmak isterseniz sosyal medya yönetimi hizmetimize bakabilir, iletişim sayfasından ya da 0540 022 64 22 numarasından WhatsApp ile yazabilirsiniz.