0540 022 64 22 Ücretsiz Teklif

Sosyal Medya Yönetimi

Sosyal Medyada Kriz Yönetimi Nasıl Yapılır?

· Aniba Digital · 4 dk okuma

İçindekiler 11 başlık
  1. Önce krizin ne olduğunu tanımlayın
  2. Erken uyarı: neyi, nerede izlemelisiniz
  3. Yetki zinciri ve hazır metinler
  4. İlk yanıt: hızlı olun, aceleci olmayın
  5. Hata sizdeyse söyleyin
  6. Konuşmayı özel kanala taşıyın
  7. Yapmamanız gerekenler
  8. Kriz bittikten sonra
  9. Küçük işletme için asgari protokol
  10. Ajansla çalışıyorsanız
  11. Her yanıt kayda geçsin

Sosyal medyada kriz yönetimi dört parçadan oluşur: sorunu erken fark etmek, yetkili kişiye hızla haber vermek, doğru tonda tek bir açıklama yapmak ve olay bitince nedenini kayda geçirmek. Kriz genellikle tek bir yorumla başlamaz. Marka o yoruma nasıl karşılık verirse ona göre büyür ya da söner. İşin büyük kısmı kriz çıkmadan yapılır.

Önce krizin ne olduğunu tanımlayın

Her sert yorum kriz değildir. Bir müşterinin geç gelen siparişe sinirlenmesi normal şikâyet yönetimidir. Aynı şikâyetin üç farklı kişiden gelmesi ya da bir gönderinin hızla paylaşılması başka bir durumdur.

Ekibinizle oturup eşiği yazın. Örneğin “aynı konuda bir saat içinde beş yorum”, “takipçisi çok olan bir hesabın paylaşımı” ya da “haber sitesinin etiketlemesi” kriz sayılabilir. Eşik yazılı değilse herkes başka bir noktada alarm verir ve ekip ya gereksiz yere telaşlanır ya da geç kalır.

Erken uyarı: neyi, nerede izlemelisiniz

Sorun viral olmadan görülürse yarısı çözülmüştür. Marka adınızı, ürün adlarınızı ve olası yazım hatalarını Instagram, Facebook, X ve Google Haritalar yorumlarında düzenli arayın. Küçük bir ekip için bile günde iki kez bildirimlere, etiketlere ve doğrudan mesajlara bakmak yeterli bir erken uyarı sağlar.

Google İşletme Profili yorumları çoğu zaman unutulur. Oysa bir müşteri sosyal medyada yazmadan önce oraya tek yıldız bırakmış olabilir. Profil bildirimlerini açık tutun.

Yetki zinciri ve hazır metinler

Kriz anında en çok vakit, “bu kararı kim verecek” sorusunda kaybedilir. Üç rol belirleyin: durumu ilk fark edip değerlendiren kişi, kararı veren kişi, açıklamayı yazıp yayınlayan kişi. Küçük işletmede üçü aynı kişi olabilir ama yedeği mutlaka olmalı.

Bir de iskelet metin hazırlayın: “Yaşanan durumdan haberdarız, inceliyoruz, akşama kadar bilgi vereceğiz” gibi. Aynen kullanılmaz, duruma göre uyarlanır; yine de sıfırdan yazma yükünü alır. Saatler dakikalarla yarışırken boş sayfaya bakmak kimseye yarar sağlamaz.

İlk yanıt: hızlı olun, aceleci olmayın

Sessizlik kriz anında en kötü tercihtir. Fakat hızlı olmak düşünmeden yazmak demek değildir. İlk adım kısa bir “farkındayız, inceliyoruz” mesajıdır. Markanın konudan kaçmadığını gösterir ve ayrıntılı yanıt için size zaman kazandırır.

Mesajın altına söz verdiğiniz saatte güncelleme yazın. Bu söz tutulursa öfkeli kullanıcıların çoğu bekler; tutulmazsa öfke ikiye katlanır.

Hata sizdeyse söyleyin

Marka hatalıysa bunu açıkça kabul etmek, itibarı savunmaya çalışmaktan çok daha az zarar verir. Kabul cümlesi kısa olmalı: ne olduğunu, kimin etkilendiğini ve ne yapacağınızı söyler. “Yaşanan aksaklıktan dolayı özür dileriz” tek başına yetmez; “yarın saat 12.00’ye kadar tüm etkilenen siparişleri iade ediyoruz” gibi bir somut adım gerekir.

Hata sizde değilse de ton savunmacı olmamalı. Kendinizi haklı çıkarmaya çalışan uzun bir metin yerine, elinizdeki doğrulanabilir bilgiyi sakin biçimde paylaşın.

Konuşmayı özel kanala taşıyın

Herkesin gördüğü bir alanda uzun tartışmaya girmek kimseye fayda sağlamaz. Kamuya açık bir yanıt verdikten sonra “size özelden yazıyoruz” diyerek asıl çözümü mesajda sürdürün. Burada bir dikkat noktası var: açık yanıt net ve sahiplenici olmazsa özele taşıma “sorunu gizliyorlar” şeklinde okunabilir. Önce herkesin göreceği yerde bir cümleyle konuyu üstlenin, sonra ayrıntıya geçin.

Yapmamanız gerekenler

Yorum silmek, hesabı bir süreliğine kilitlemek, müşteriyle kamuya açık alanda tartışmak ve farklı kişilerin farklı şeyler söylemesi, krizi büyüten dört davranıştır. Ekip içinde herkese kriz sırasında kendi kişisel hesabından yorum yapmamasını baştan söyleyin. Bir çalışanın iyi niyetle yazdığı “aslında şöyle oldu” cümlesi başka bir tartışma başlatabilir.

Kriz bittikten sonra

Kriz geçince çoğu marka konuyu unutmak ister. En değerli öğrenme tam bu noktada çıkar. Olayı tetikleyen neydi, ne kadar sürede fark ettik, yanıt süreci nerede aksadı? Cevapları yazın ve kriz protokolünü güncelleyin. Bu notları paylaşılan bir belgede toplarsanız, ekibe yeni biri katıldığında da işe yarar.

Küçük işletme için asgari protokol

Beş kişilik bir işletmede on sayfalık plan yazılmaz. Bir A4 yeter. Üzerinde şunlar bulunsun: krizi kim fark eder, kime telefon eder, ilk açıklamayı kim yazar, kim onaylar ve hesaba kim erişir. Altına ilk açıklama iskeletini ve en çok şikâyet gelen üç konu için hazır yanıt cümlelerini ekleyin. Kâğıdı bir kez deneyin: ekipten birine rastgele bir kriz senaryosu verin ve tüm zinciri yarım saatte işletin. Aksayan yeri bulursunuz.

Ajansla çalışıyorsanız

Sosyal medya hesabınızı bir ajans yönetiyorsa kriz anında kime ulaşacağınızı ve ne kadar sürede dönüş alacağınızı baştan konuşun. Hesap şifrelerine ve yayın yetkisine kimin sahip olduğunu da netleştirin. Gece ya da hafta sonu çıkan bir sorunda yanıt süresi ne olacak? Bu cevap sözleşmede yazılı değilse kriz günü ilk sürpriz olur.

Her yanıt kayda geçsin

Kriz boyunca kimin ne zaman ne yazdığını tek bir belgede tutun. Hem ekipte herkes aynı bilgiye bakar hem de sonradan kriz değerlendirmesi yaparken elinizde kronoloji olur.

Marka sesinin kriz anında bozulmaması için marka sesini tutarlı tutma yazımıza da bakabilirsiniz. Hesaplarınızı bir ekibe bırakmayı düşünüyorsanız sosyal medya yönetimi hizmetimizde süreci anlattık. Fiyat için fiyatlar sayfasına göz atabilir, bir kriz planı kurmak için bize yazabilirsiniz.

Aklınızdaki fikri hayata geçirelim

Ücretsiz Teklif Al

İşinizi birkaç cümleyle anlatın. Size yol haritasını ve fiyatı yazılı gönderelim; ilk görüşme ücretsiz.

WhatsApp'tan yazın